Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.12.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzelmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.04.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı, 962 ve 376 parsel sayılı taşınmazlarda malik hanesine yazılan
“ Vakıflar İdaresi ” ibaresinin ve 377 parsel sayılı taşınmazda “ ... Vakfı ” isminin “...Vakfı " olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Davaya konu vakıf mülhak vakıflardan olup dava vakıf mütevellisi tarafından açılmıştır. Vakıflar Genel Müdürlüğünün yazısından ...cilt=1, sayfa= 75 ve 38 sıralarında .....Hanım Vakfı adına kayıtlı taşınmazlar olduğu bildirilmiştir. Vakıf adının düzeltilmesine ilişkin iş bu davada isim tashihi yolu ile mülkiyetin değişmemesi
ve vakfın apayrı bir tüzel kişiliğe bürünmemesi için Vakıflar Genel Müdürlüğünün yazısında belirtilen kayıt ve belgeler ile vakıfnameler getirtilerek... Kuyusu vakfının aynı vakıf olup olmadığı araştırılmalı, gerektiğinde bu konuda uzman bilirkişinin görüşüne başvurulmalı hasıl olacak sonuça göre bir karar verilmelidir.
Eksik araştırma ve soruşturma ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.10.2011 tarihinde oy birliği ile karar verildi.