Davacı tarafından, davalı aleyhine 22.03.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı, dava tarihinden sonra dava konusu ağaçların bir kısım dallarını kestiğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, 16 adet ardıç ağacının sökülerek davacıya ait parsel ile ortak sınırdan en az 1,5 metre içeriye dikilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 683. maddesi "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir" hükmü ile malikin mülkiyet hakkının yasal sınırlar içinde kullanabileceğini düzenlemiştir. Anılan Kanunun taşınmaz mülkiyeti hakkının kısıtlamalarını düzenleyen "komşuluk hakkı" hükmünde yer alan 740. maddesi, başkasının mülküne geçip zarar veren dal ve köklerin zarar gören mülk sahibi tarafından kesilebileceği hükmünü içermektedir. Bu madde ile de mülkiyetin taşkın kullanımına kısıtlama getirilmiştir. Mülk sahibi bu hakkını kendi kullanabileceği gibi, bu zararının
mahkeme aracılığıyla da giderilmesini isteyebilir. Burada esaslı unsur zarar görmedir.
Somut olayda, keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ağaçların yaprak ve dallarının komşu parselleri kirlettiği, güneş ışığından yararlanmayı engellediği belirtildikten sonra 1.sıradaki 16 adet ardıç ağacının sökülerek ortak sınıra 150 cm. mesafede dikilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, ağaç ve dalların kesilmesini talep ettiğinden mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesi gereğince taleple bağlı kalınarak zarar veren ağaçların sadece güneş ışığından yararlanmayı engelleyen dallarının kesilmesine karar verilmekle yetinilerek infaza elverişli bir hüküm kurulması gerekirken ağaçların sökülüp 1,5 metre içeriye dikilmesine de karar verilmesi doğru olmamış, bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 04.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.