Davacı, ücret alacağı, ikramiye ile ilave tediye alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı işçi, daha önce açtığı davada 31.12.2004 tarihindeki yevmiyesinin belirlendiğini, daha sonra imzalanan 1. Dönem ve 2. Dönem toplu iş sözleşmeleri ücret artışlarının kesinleşen kararda tespit olunan yevmiyeye göre yapılması gerektiğini ileri sürerek, ücret, ilave tediye ve ikramiye fark alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı işveren, alacakların zamanaşımına uğradığını toplu iş sözleşmelerinin 40. maddesine uygun olarak yevmiye tespitlerinin yapılarak ücretlerine yansıtıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, istek konusu dönemde eksik ödeme yapıldığının bilirkişi raporu ile belirlendiği gerekçesiyle davaya konu taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacının daha önce işveren hakkında açtığı davada 31.12.2004 tarihine kadar dönem için toplu iş sözleşmelerinden doğan farklar belirlenmiş ve hüküm altına alınmıştır. Sözü edilen karar davalının gerekçesiz temyizi üzerine Dairemizce onanmak suretiyle kesinleşmiştir.
Davacı işçi 31.12.2004 tarihindeki yevmiyesinin önceki kararla kesinleştiğini ileri sürerek bu defa 1.1.2005 tarihini izleyen dönem için fark isteklerde bulunmuştur. Her dava kendi içindeki delil durumuna göre değerlendirilmelidir. Önceki davada belirlenen yevmiye, kesinleşen davaya konu istekler bakımından hüküm ifade eder. Bu dava ise daha sonraki dönemi ilgilendirmekle işçinin hesaplamada esas alınacak başlangıç yevmiyesi tarafların iddia ve savunmaları kapsamında bu davadaki delil durumuna göre belirlenmelidir.
Temyize konu uyuşmazlıkta davalı işveren davacının bakanlık oluru ile çalışan vasıflı işçi olduğunu ileri sürmüş ve toplu iş sözleşmesi ücret artışlarının bakanlık tarafından belirlenen yevmiyeye değil, toplu iş sözleşmesindeki ücrete göre yapılması gerektiği savunmuştur.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda 01.01.2005 tarihi öncesiyle ilgili bir yevmiye tespitine gidilmemiştir.
Dosya içeriğinden davacının bakanlık oluru ile belirlenen yevmiye ile çalıştığı anlaşılmakta ise de, davacının daha önce açtığı davada alınan hesap raporlarında dahi, toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre yapılan ücret artışlarının toplu iş sözleşmesinde belirlenen ücrete mi yoksa bakanlığın belirlediği yevmiyeye mi uygulandığı belirlenememektedir.
Hukuk Genel Kurulu da 2009/9-438 Esas, 2009/500 sayılı kararında aynı olayda ücret zamlarının Bakanlık oluru ile belirlenen ücrete göre değil, toplu iş sözleşmeleriyle belirlenen ücret üzerine uygulanması gerektiği şeklinde karar vererek yerel mahkemenin direnme kararının bozulmasına dair hüküm kurulmuştur.
Mahkemece, bilirkişiden alınacak ek hesap raporu ile davacı işçinin işe girdiği tarihten itibaren olması gereken yevmiyesi belirlenmeli ve istek konusu döneme ait olması gereken yevmiye ile ödenen yevmiye arasında fark olması durumunda taleplerle ilgili hesaplamaya gidilmelidir. Daha önce açılan davadaki hesaplamalarla bağlı olmaksızın bu davadaki iddia ve savunma ile mevcut delil durumuna göre bir karar verilmelidir.

3- Hüküm altına alınan ücret farkı ile ikramiye alacakları için bilirkişi raporunda belirtilen ödeme tarihlerinden itibaren faize karar verilmiştir. Hüküm fıkrasında her bir alacak kalemi yönünden faiz başlangıç tarihlerinin gösterilmemesi infazda tereddüde sebebiyet verir. Mahkemece, yukarıdaki bent uyarınca yapılacak inceleme sonucu fark alacakların tespiti halinde, kabul edilen ücret ve ikramiye miktarları ayrı ayrı hüküm fıkrasında gösterilmeli ve faiz başlangıçları da denetime elverişli şekilde belirtilmelidir.

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, 21.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.