Davacı, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, ücret farkı, arazi tazminatı, geçici görev yolluğu alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukat tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı işçi,... Orman İşletme Müdürlüğünde 25.12.1989-18.12.2008 tarihleri arasında santral görevlisi olarak çalıştığını, 18.12.2008 tarihinde emekli olduğunu, 14.10.2009 tarihine kadar da davalı tarafından arazi işlerinde görevlendirildiğini, mesai saatlerinin belli olmadığını, fazla mesai ücretinin ödenmediğini belirterek fazla mesai ücreti, kıdem tazminatı farkı, ücret farkı, fazla çalışma ücreti, arazi tazminatı ve geçici görev yolluğu alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen dosyada ise daha sonraki dönem için aynı isteklerle birlikte kıdem terfii ücretinin tahsilini talep etmiştir.
Davalı işveren, alacakların zamanaşımına uğradığını, idarede haberleşme görevlisi olarak çalıştığını, çalıştığı dönemlerde de çalışma programına göre haftalık 45 saati aşamayacak şekilde çalıştırıldığını, davacının ücret bordrolarına itiraz etmeden önce ücretini aldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece bilirkişi hesap raporu alınmış ve ücret farkı ile kıdem terfi alacağı ve fazla çalışma ücreti istekleri kabul edilmiş diğer talepler reddedilmiştir.
Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendtlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Bilirkişi hesap raporunda 2003 yılı sonrası için fark ücretler hesaplanmış, mahkemece istek hüküm altına alınmıştır. Dairemizce temyiz incelemesine konu olan Ankara 9. İş Mahkemesinin 2008/1089 E, 2010/772 K. sayılı davasında da davacı işçi ücret farkı talebinde bulunmuştur. Davacının sözü edilen taleplerinin mükerrerlik taşıyıp taşımadığı ilgili dosya getirtilerek değerlendirilmeli, sonucuna göre bir karara verilmelidir.

3-Davacı işçinin birleşen davaya konu kıdem terfi istekleri de hüküm altına alınmıştır. Davacının hesaplamaya konu dönem içinde mevsimlik ya da daimi işçi olarak çalışıp çalışmadığı dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır.
İstek konusu dönemde yürürlükte olan toplu iş sözleşmelerinde, kıdem terfii 33. maddede düzenlenmiştir. Maddenin başlığı “Daimi işçilerin Kıymetlendirme Fişlerine Dayalı Kıdem Terfii” olup, madde içeriğinden de sözü edilen terfi için daimi işçi olarak çalışılması gerektiği açıktır.
Toplu iş sözleşmesinin 35. maddesinde sendika üyesi olan işçilerin üyeliğin sendikaya bildirilmesinden itibaren daimi işçiler gibi toplu iş sözleşmesinden yararlanacakları yönünde kurala yer verilmiş ise de sözü edilen hükmün, ücret artışı ile diğer sosyal hakları ilgilendirdiği kabul edilmelidir. Zira toplu iş sözleşmesinin 25. maddesinde daimi işçi ile mevsimlik işçi tanımları yapılmış ve 33. maddede kıdem terfi sadece daimi işçiler için öngörülmüştür. Mevsimlik işçinin üyeliğin bildirildiği andan itibaren toplu iş sözleşmesinin tüm hükümlerinden yararlanabileceği kabul edildiğinde, toplu iş sözleşmesinde öngörülen daimi işçi ile mevsimlik işçi arasındaki ayrımın nedeni ortadan kalkar. Zira 2822 sayılı Yasa gereği üyeliğin işverene bildirildiği tarihten itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlanılacağından, daimi işçilerle mevsimlik işçilerin toplu iş sözleşmesinin tüm hükümlerinden yararlanması söze konu olur. Toplu iş sözleşmesinde açıkça daimi işçilerle mevsimlik işçilere ait tanıma yer verilmesi ve 33. maddede açıkça daimi işçilere kıdem terfii öngörülmesi sebebiyle düzenlemenin amaçsal yorumu yapıldığında mevsimlik işçilerin kıdem terfi haklarının olmadığı kabul edilmelidir. Toplu iş sözleşmesinin 35. maddesi hükmü, sendika üyesi olan mevsimlik işçilerin, sözleşmede açıkça daimi işçilere sağlanan haklar dışında kalan hükümleri bakımından sonuç doğurur.
Yapılan bu açıklamalara göre davacının istek konusu dönemde mevsimlik statüde çalışıp çalışmadığı belirlenmeli, gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak bir karar verilmelidir.

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.