Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.09.2015 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.06.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, 2566 ada 8 parsel sayılı taşınmazda 28 numaralı bağımsız bölüm üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu 2566 ada 8 parsel sayılı taşınmazda 28 numaralı bağımsız bölüm üzerindeki ortaklığın, aynen taksimi mümkün olmadığından, satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.
Savunma hakkı, Anayasanın 36. maddesi ile güvence altına alınmış olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde de “Hukuki dinlenilme hakkı” başlığı altında ayrıca düzenlenmiştir. Hakim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Buna göre hakim iddia ve savunma haklarını kullanabilmeleri için tarafları duruşmaya çağırmak zorundadır.
Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre, "Taraflar, bilirkişi raporunun kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde raporda eksik gördükleri hususların bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler."
Somut olayda;
Bilirkişi raporu, 08.06.2016 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş olup Hukuk Muhakemeleri Kanununun 281/1 maddesi gereği; tarafların kendilerine bilirkişi raporunun tebliğinden itibaren iki hafta içinde rapora itiraz edebileceklerinin belirtildiği, davalının bilirkişi raporuna itiraz süresi 22.06.2016 tarihinde dolduğu halde mahkemece, 21.06.2016 tarihinde hüküm kurulduğu görülmüştür.
Mahkemece; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 281/1 maddesi uyarınca; tarafların iki hafta içinde rapora itiraz edebileceklerine ilişkin hüküm gözardı edilerek ve HMK 27. maddeye aykırı olarak savunma hakkı kısıtlanarak karar verildiği anlaşılmış, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 21.04.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.