Hükümlülük ve müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

CMK. 231/7 fıkraya göre sanık hakkında öncelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağına karar verilmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmedilmesi halinde diğer seçenek yaptırımların tartışılması gerekirken "sanık hakkında TCK 50/1-a bendinde yer alan seçenek yaptırımlara ilişkin hüküm tesisine gidilmesi" gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi yasaya aykırı ise de; yerel mahkemece CMK'nun 231. maddesinin uygulanmaması hususunda ayrıca "sanığın sabıkasına esas ilamlar ve suç işleme hususundaki eğilimleri nazara alındığı" gerekçesine de dayanılarak sübjektif koşullar yönünden yeterli değerlendirme yapılması nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Hükümden önce 01/03/2008 gün ve 26803 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5739 sayılı Yasanın 5. maddesi ile yapılan değişiklikle, 5237 sayılı TCK'nun 50/6. madde ve fıkrasında yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilip, 5275 sayılı Yasanın 106. maddesinin 4. ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenip, 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği hususunun ihtarına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi gereğince, hükmün 6 numaralı bendinde yer alan " ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği hususunun İHTARINA (ihtarat yapıldı)" ibaresinin çıkarılması ve diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.