Sanık ... hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan beraat, Zimmet suçundan hükümlülük; diğer sanıklar hakkında Denetim görevini ihmal suretiyle Zimmete neden olma suçundan hükümlülük

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

O yer Cumhuriyet Savcısının temyizinin sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü ile sınırlı olduğu gözetilerek o yer Cumhuriyet Savcısı, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... 'ın temyiz istemlerinin incelenmesinde;
I) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında isnat edilen eylem için öngörülen cezanın türü ve miktarı açısından 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince eylemin 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, suçun 28/04/2006-30/01/2007 tarihleri arasında işlendiği, suç tarihinden itibaren toplam dava zamanaşımının temyiz inceleme gününde tamamlanmış bulunduğu anlaşılmış ve o yer Cumhuriyet Savcısı, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... 'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddeler ve CMK'nun 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
II) Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile CMK'nun 299. maddesinde yapılan değişiklik gözönüne alınarak sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteği uygun görülmeyerek yapılan incelemede;
Zimmetin, banka içi kayıtların olağan bir denetimi, araştırma ve karşılaştırılması suretiyle kesin bir biçimde ortaya çıkarılabilecek durumda olması halinde basit olarak nitelendirilmesi mümkün olup;
Ayrıca,
Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından;
Tediye fişleri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzası yok ise, eylem basit zimmet,
Mudiyi yanıltarak veya kandırılarak imzalatılan boş bir tediye fişini kullanılıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekilerek mal edinilmiş ise, eylem nitelikli zimmet,
Tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atılmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır.
Bu bilgiler doğrultusunda, somut olayda, tediye fişlerinin bulunamadığı işlemler ile üzerlerinde mudi imzası bulunmayan fişlerin kullanılması suretiyle gerçekleştirilen işlemlerin basit zimmet kapsamında kaldıklarının kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de;
A) Mahkemece mudi ...'nın hesabından yapılan 17/01/2007 tarihli 22.000,00 TL miktarındaki işleme ilişkin tediye fişinde mudi imzasının bulunmadığından bahisle eylemin basit zimmet olarak kabul edildiği, 10/05/2006 tarihli 38.000,00 TL miktarındaki işleme ilişkin tediye fişindeki mudi imzasının ise mudiden başka bir kimseye ait olması ve sanık tarafından hesap cüzdanında elle düzeltme yapıldığından bahisle eylemin nitelikli zimmet olarak kabul edildiği, dosyada mevcut tediye fişlerinin incelenmesinde mahkeme kabulünün aksine 17/01/2007 tarihli 22.000,00 TL miktarındaki işleme ilişkin tediye fişinde mudi imzasının bulunduğu, 10/05/2006 tarihli 38.000,00 TL miktarındaki işleme ilişkin tediye fişinde ise mudi imzasının bulunmadığı, sanık ...'in mudi imzalı tediye fişi ile yapılan işleme ilişkin olarak savunmasında imzalı tediye fişindeki mudi imzasının hakkındaki beraat kararı temyiz edilmeksizin kesinleşen sanık ...'e ait olduğunu beyan ettiği, sanık ...'in ise savunmasında şubeye giderek sanık ...'den para aldığı sırada sanığın kendisine boş dekonta imza attırdığını beyan ettiği, mudi ...'nın banka müfettişine verdiği ifadede ise işlem toplamı olan 60.000,00 TL'yi kendisinin çekmediğini beyan ettiği, heyetimizce yapılan incelemede 17/01/2007 tarihli tediye fişindeki imzanın mudinin imzasına benzemediği ve sahte imzanın ilk bakışta sahteliği anlaşılıp iğfal kabiliyetinin olmadığı görülmekle sanığın mudi ...'ya yönelik her 2 eylemi de basit zimmet suçunun unsurlarını oluşturduğu halde yazılı şekilde hüküm tesisi,
B) Mahkemece mudi ...'ın hesabından yapılan 14/08/2006 tarihli 189.000,00 TL miktarındaki işleme ilişkin tediye fişindeki mudi imzasının ise mudi yanıltılarak alındığı ve sanık tarafından mudiye işlem sonrası müteakip aylarda hesapta bu miktardaki para duruyormuşcasına faiz adı altında ödeme yapılmaya devam edildiğinden bahisle eylemin nitelikli zimmet olarak kabul edildiği, banka müfettişince hazırlanan raporda evraklar üzerinde yapılan incelemede imzanın mudiye ait olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği, mudi ...'ın bankaya verdiği 19/02/2007 tarihli dilekçesinde böyle bir işlem için imza atmadığını, mahkemedeki beyanında işlemin kendisi tarafından yapılmadığını, sanığın kendisinin bilgisi dışında işlemi gerçekleştirmiş olduğunu beyan ettiği, sanığın mahkemedeki savunmalarında ise; tediye fişinde sahtecilik yapmadığını, mudi yerine imza atmadığını veya başkasına attırmadığını beyan ettiği gözetilerek, bahsi geçen tediye fişi aslı ve mudiye ait bankada bulunan imza kartonları ile kurum-kuruluşlardaki suç tarihi ve öncesine ait samimi imzalar celbedilip mudinin huzurda da imzaları alınarak bu hususta grafolojik inceleme yaptırıldıktan ve sahte olarak atılan imzanın iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı mahkemece belirlendikten sonra mudi yerine sahte olarak atılan imzanın ilk bakışta basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylemin basit zimmet, sahteliğin basit bir inceleme ile anlaşılamayıp iğfal kabiliyetinin olması halinde ise nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı gözetilerek sonucuna göre uygulama yapılması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile eylemin nitelikli zimmet olarak kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
C) Mahkemece mudi ...'ın hesabından yapılan 01/05/2006 tarihli 5.367,00 TL miktarındaki işleme ilişkin tediye fişindeki mudi imzasının çıplak gözle yapılan incelemesinde mudi ...'in huzurda alınan imza örneklerinden farklı olduğu, ancak sahteciliğin ilk bakışta dikkat çekmediğinden iğfal kabiliyeti bulunduğundan bahisle eylemin nitelikli zimmet olarak kabul edildiği, 12/07/2011 tarihli bilirkişi raporunda; tediye fişindeki imzanın mudi tarafından kabul edilmediği ancak grafolojik inceleme yapılmadığından eylemin basit zimmet olarak kabul edilmesi gerektiğinin belirtildiği, mudi ...'ın banka müfettişince alınan ifadesi ve mahkemedeki beyanında tediye fişindeki imzanın kendisine ait olmadığını beyan ettiği, sanığın mahkemedeki savunmalarında ise; tediye fişinde sahtecilik yapmadığını, mudi yerine imza atmadığını veya başkasına attırmadığını beyan ettiği gözetilerek, mudiye ait bankada bulunan imza kartonları ve kurum-kuruluşlardaki suç tarihi ve öncesine ait samimi imzaları celbedildikten sonra dosyada mevcut bahsi geçen tediye fişi aslı ve mudinin huzurda alınmış olan imza örnekleri üzerinde grafolojik inceleme yaptırıldıktan ve sahte olarak atılan imzanın iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı mahkemece belirlendikten sonra mudi yerine sahte olarak atılan imzanın ilk bakışta basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylemin basit zimmet, sahteliğin basit bir inceleme ile anlaşılamayıp iğfal kabiliyetinin olması halinde ise nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı gözetilerek sonucuna göre uygulama yapılması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile eylemin nitelikli zimmet olarak kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Hükümden sonra 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle bir karar verilmesinin gerekmesi,
Yasaya aykırı olup, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/05/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.