Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
A-Tehdit suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
1-Sanığın, olay günü tartışma yaşadığı mağdur ... 'ı "seni de öldüreceğim babanı da" diyerek tehdit etmesinin ardından, mutfaktan aldığı bıçağı mağdurun babası katılan ... 'a doğrultarak ölümle tehditte bulunduğu şeklinde kabul edilen eylemlerinin, aynı yer ve zamanda, aynı suç işleme kararıyla, birbirini takip eden söz ve davranışlarla gerçekleşmesi nazara alındığında, hukuken bir bütün halinde tek bir tehdit fiilini oluşturduğu anlaşıldığından, sanık hakkında TCK'nın 106/2-a, 43/2. maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükümler kurulması,
2-Kabule göre de;
a-Katılan ...'a yönelik tehdit suçundan verilen hapis cezası ertelenen sanık hakkında, mahkum olunan cezanın süresinden daha az denetim süresi belirlenmesi suretiyle, TCK'nın 51/3. maddesine aykırı davranılması,
b-6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen, mağdur ... 'a yönelik TCK'nın 106/1. maddesinin ilk cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek uzlaştırma işlemi uygulanıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
B-Tüm suçlardan kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;
Sanığın adli sicil kaydında yer alan Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2003/695 esas, 2003/1445 sayılı ilamın infazının üzerinden 5 yıl geçmesiyle silinme koşullarının oluştuğu, yine Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2003/713 esas, 2005/1019 sayılı ilamında yer alan, 647 sayılı Kanun'un 6. maddesine göre erteli adli para cezasına ilişkin karar tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresi geçtiğinden, 765 sayılı TCK'nın 95/2. maddesi gereğince bu ilama ilişkin olarak, esasen vaki olmamış sayılma koşullarının oluştuğunun anlaşılması, duruşmadaki olumlu hal ve tavırları göz önüne alınarak bir daha suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşması sebebiyle cezaları ertelenen sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği yönünde bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden “adli sicilden silinme şartları oluşmamış kasıtlı suçtan sabıkası bulunan sanık hakkında yasal şartlar oluşmadığından" şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle, hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.