Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacılar vekili, dava konusu 3308 parsel sayılı taşınmazdaki iki dairenin müvekkilince meydana getirildiğini belirterek taşınmazdaki davalıların paylarının iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
kentsel dönüşüm kapsamında kalan muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 3308 parsel sayılı taşınmazın 350 metrekare alanlı olduğu, arsa vasfında bulunduğu, tarafların paydaş olduğu, dosya içerisinde taşınmazın sadece tapu kaydının bulunduğu, tapu geçmişinin bulunmadığı, tarafların ön inceleme duruşması olarak değerlendirilen duruşmada beyanlarında talebin, kentsel dönüşüme uğrayan taşınmazdaki dava konusu yıkılmış olan binanın davacılarca yapılıp yapılmadığının tespitine ilişkin olduğu, mahkemece usulüne uygun bir şekilde ön inceleme duruşması yapılmadığı, kentsel dönüşümle binaların yıkıldığı, taşınmazın ortak muris Ahmet Kırca adına kayıtlı olduğu için tapu iptali ve tescil talep etme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle mahkemece davanın reddine karar verildiği sabittir .
Somut olayda, Mahkemece kentsel dönüşüm hususu, dava konusu taşınmazın geçmişi ve muhdesatla ilgili bilgi ve belgeler ilgili kurumlardan getirtilerek, talebin muhdesat tespitine ilişkin olduğu da göz önüne alınarak işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi .