Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre ve yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1- Sanık ile katılanlar arasında önceye dayalı husumet bulunması, olay tarihinde katılan ...'in çocuğu olan katılan ... (Güvenç)'in sanığa hitaben ''o ayakkabıyı sana yediririm'' demesi üzerine tartışmanın kavgaya dönüşmesi ve sanığın üzerine atılı silahla tehdit eylemini gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre TCK'nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,

2- Kabule göre de;
a) TCK’nın 61/6. maddesine aykırı olarak, silahla tehdit suçundan, aynı Kanunun 62/1. maddesi uyarınca yapılan indirim sırasındaki hesap hatası nedeniyle sonuç cezanın 2 yıl 1 ay yerine, 1 yıl 13 ay olarak eksik belirlenmesi,
b) Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın ve TCK'nın 53/1-c maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun uygulanma süresi ve şeklinin Kanunda öngörülen biçimde uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, aleyhe temyiz olmadığından (2-a) numaralı bozma sebebi yönünden 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/01/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.