Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, güvenlik şefi olarak asıl işvereni ... ... A. Ş. şirketinin özel güvenlik sözleşmesi imzaladığı dava dışı ... Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.'nde çalıştığını, 13.03.2010 tarihinde özel güvenlik sözleşmesinin sona erdiğini, aynı işin kesintisiz olarak 14.03.2010 tarihinden başlamak üzere ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'ne verildiğini, 1111 kişiyi aynı işyerinde ve aynı şartlarla çalıştırmak zorunda olduğunu, yetkililer tarafından güvenlik şefi olarak yakınlarını yerleştirecekleri sebebi ile ... sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın işverence feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... A. Ş. vekili davacının çalışanı olmadığını, işçe alım ve çıkarmalardan diğer davalı şirketin sorumlu olduğunu davacının kendi isteği ile sözleşmeyi imzalamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. davacının kendileri ile hiç çalışmadığını tanınmadığnı, önceki dönem ... yapan ... güvenlik personeli olduğunu savunarak, husumet yönünden davanın davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti'.nin asıl işvereni olan ... ... A. Ş.'den güvenlik hizmetlerini yeni dönem alt işveren olarak aldığı ve dava dışı önceki işveren olan ... Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.'nde fiilen işi bırakmasını müteakip davacının da ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti'nin işçisi olduğu ve l4.03.20l0 tarihinde fiilen işe alınmayarak ... sözleşmelerinin alt işveren durumunda olan bu işveren tarafından sonlandırıldığı, yazılı ve sebep gösterilmeden yapılan feshin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalılar temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, değişen alt işverenler arasındaki hukukî ilişkinin tespiti ve bunun işçinin işçilik haklarına etkileri konusunda toplanmaktadır.
4857 sayılı ... Kanunu'nun 2 nci maddesinde, işveren bir ... sözleşmesine dayanarak işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi ya da tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar olarak açıklanmıştır. O halde asıl işveren alt işveren ilişkisinden söz edilebilmesi için öncelikle mal veya hizmetin üretildiği işyeri bulunan bir işverenin ve aynı işyerinde ... alan ikinci bir işverenin varlığı gerekir ki asıl işveren alt işveren ilişkisinden söz edilebilsin. Alt işverenin başlangıçta bir işyerinin olması şart değildir. Alt işveren, işveren sıfatını ilk defa asıl işverenden aldığı ... ve bu işin görüldüğü işyeri nedeniyle kazanmış olabilir.
Asıl işverene ait işyerinde yürütülmekte olan mal veya hizmet üretimine ait yardımcı bir işin alt işverene bırakılması nedeniyle, alt işveren açısından bağımsız bir işyerinden söz edilip edilemeyeceği sorunu öncelikle çözümlenmelidir. Zira asıl işveren veya alt işverenin değişmesinin işyeri devri niteliğinde olup olmadığının tespiti için işyeri kavramının bu noktada açıklığa kavuşturulması gerekir.
Süresi sona ... alt işverenle yeni ihaleyi alan alt işveren arasında açık biçimde işyeri devrini öngören bir sözleşme yapılması da imkân dahilindedir. Alt işverenin değişmesine rağmen yeni alt işveren nezdinde işyerinde çalışmaya devam edecek olan işçilerin belirlendiği hallerde, sözü edilen işçiler bakımından ... sözleşmelerinin devralan işveren geçtiği tartışmasızdır. Ancak yeni alt işverende çalışacak olan işçiler arasında gösterilmeyen ve süresi sona ... alt işveren tarafından başka bir işyerinde çalıştırılmak üzere bildirimde bulunulmayan işçilerin ... sözleşmelerinin devreden alt işveren tarafından feshedildiğini kabul etmek gerekir.
Alt işverenin asıl işverenle akdettiği çalışma süresinin sonunda veya süresinden önce alt işverenin, ilişkinin sonlandırılması nedenine dayalı olarak tüm işçilerine başka işyeri göstererek işyerinden ayrılması, ardından işin asıl işveren tarafından başka bir alt işverene verilmesi örneğinde alt işverenler arasında hukukî bir ilişki bulunmamaktadır. Hukukî ilişki, alt işverenler ile asıl işveren arasında gerçekleştiğinden belirtilen durum alt işverenler arasında işyeri devri olarak değerlendirilemez.
Alt işverenlerin değişmesi en yaygın biçimde, süresi sona ... alt işverenin işyerinden ayrılması ve işçilerin yeni alt işveren nezdinde çalışmaya devam etmeleri şeklinde gerçekleşmektedir. Bu eylemli durumun işyeri devri niteliğinde olup olmadığının tespiti ile hukukî sonuçlarının belirlenmesi önemlidir. Alt işverenlerin değişiminde olması gereken, süresi sona ... alt işverenin işyerinden ayrılması anında işçilerini de beraberinde başka işyerlerine götürmesi veya ... sözleşmelerinin sona erdirilmesidir. Bunun tersine alt işveren işçilerinin alt işverenin işyerinden ayrılmasına rağmen yeni alt işveren yanında aynı şekilde çalışmayı sürdürmeleri halinde, alt işverenler arasında 4857 sayılı ... Kanunu'nun 6 ncı maddesi anlamında bir işyeri devrinin kabulü gerekir. Bu durumda yeni alt işverenin, devam eden hizmet sözleşmelerini de devraldığı aynı maddede hükme bağlanmıştır.
Alt işverenlerin, aralarında herhangi bir hukuki işleme bağlı olmaksızın değişmesini işyeri devri olarak kabul etmediğimiz taktirde, her bir alt işverenin kendi dönemiyle ilgili olarak işçilik haklarından sorumluğu söz konusu olacağından ve asıl işverenin sorumluluğu yasa gereği alt işverenin sorumluluğunu aşamayacağından hak kaybına neden olabilecektir. Örneğin işyerinde periyodik olarak 11 ay 29 gün sürelerle işçi çalıştıran alt işverenler yönünden hiçbir zaman kıdem tazminatı ile izin ücreti ödeme yükümlülüğü doğmayacak, buna rağmen asıl işverenin tüm süreye göre bu işçilik haklarından sorumluluğu gündeme gelecektir. Oysa asıl işverenin sorumluluğunun alt işveren veya işverenlerin sorumluluğunu aşması düşünülemez.
1475 sayılı Kanun'un 14/2 maddesi hükmü, 4857 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde belirtilen işyeri devrini de içine alan daha geniş bir düzenleme olarak değerlendirilebilir. Gerçekten maddede işyerlerinin devir veya intikalinden söz edildikten sonra “…yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli…” denilmek suretiyle uygulama alanı 4857 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre daha geniş biçimde çizilmiştir. O halde kıdem tazminatı açısından asıl işveren alt işveren ilişkisinin sona ermesinin ardından işyerinden ayrılan alt işveren ile daha sonra aynı işi alan alt işveren arasında hukukî veya fiilî bir bağlantı olsun ya da olmasın, kıdem tazminatı açısından önceki işverenin devir tarihindeki ücret ve kendi dönemi ile sınırlı sorumluluğu, son alt işverenin ise tüm dönemden sorumluluğu kabul edilmelidir.
Yapılan bu açıklamalara göre; işçinin asıl işverenden alınan ... kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışması halinde, işyeri devri kurallarına göre çözüme gidilmesi gerekmektedir. Bu durumda değişen alt işverenler işçinin ... sözleşmesini ve doğmuş bulunan işçilik haklarını da devralmış sayılırlar. ... sözleşmesinin tarafı olan işçi veya alt işveren tarafından bir fesih bildirimi yapılmadığı sürece, ... sözleşmeleri değişen alt işverenle devam edeceğinden, işyerinde çalışması devam eden işçi açısından, feshe bağlı haklar olan ihbar ve kıdem tazminatı ile izin ücreti talep koşulları gerçekleşmiş sayılmaz.
Buna karşın, süresi sona ... alt işverence işçinin ... sözleşmesinin feshedilmesi halinde, yapılan fesih bildirimi ile ... ilişkisi sona ereceğinden, işçinin daha sonra yeni alt işveren yanındaki çalışmaları yeni bir ... sözleşmesi niteliğindedir. Bu durumda feshe bağlı hakların talep koşulları gerçekleşeceğinden, feshin niteliğine göre hak kazanma durumunun değerlendirilmesi gerekecektir.
Somut olayda güvenlik şefi olarak çalışan davacının ... sözleşmesi dava dışı ... Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.'nde 13.03.2010 tarihinde asıl işveren ... ... A. Ş. ile arasındaki özel güvenlik sözleşmesinin feshedilmesi üzerine sona ermiş, aynı işin kesintisiz olarak 14.03.2010 tarihinde verildiği ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti'nde güvenlik şefi olarak yakınlarının çalıştırılacağı belirtilerek davacı yeni alt işveren nezdinde işe başlatılmamıştır. Davacı 1111 kişiyi aynı işyerinde ve aynı şartlarla çalıştırmak yeni alt işverenin çalıştırmak zorunda olduğunu belirtmiştir. Dairemizce, çalışan sayısının tespiti, davacının hizmet belgesi ve şirketler ile ... ... A. Ş. arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerinin dosyaya eklenmesi için geri çevirme karar verilmiş, şirket yazı cevabında çalışan sayısının 4500 kişi olduğu belirtilmiş ancak davacınnı hizmet cetveli ve hizmet alım sözleşmeleri dosyaya eklenmemiştir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.
Doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle davalı alt işveren ile dava dışı firma arasında işyeri devri bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Şayet dava dışı alt işveren işçilerinin büyük çoğunluğu ihaleyi yeni alan firmanın işverenliğinde çalışmalarını sürdürmüşler ise ortada işyeri devrinin bulunduğu kabul edilmelidir. İşyeri devri, hizmet sözleşmesinin feshi için geçerli neden değildir. İşyeri devrinin bulunup bulnmadığının tespiti yönünden yapılacak araştırma ve inceleme ihaleyi kazanan yeni alt işverenin de hak alanını yakından ilgilendirecektir. İşyeri devri varsa ... sözleşmesinin feshi bakımından geçerli sebep oluşturmayacağı düşünülmeli ve davacının yeni ihaleyi alan alt işverene iadesine, işe başlatılmama durumunda doğacak haklardan yeni alt işveren ile davalı üniversitenin birlikte sorumlu tutulmaları yönü düşünülerek sonuca gidilmelidir. İşyeri devri oluşmamış ise ihaleyi kaybetmek davalı alt işveren açısından geçerli sebep oluşturacağından alt işverenin fesih tarihinde davacıyı çalıştıracak başka bir işyeri de yoksa feshin geçerli sebebe dayanması nedeni ile davanın reddi yönü düşünülmeli ve sonuca göre karar verilmelidir.
Önceki alt işveren dava dışı ... Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Tic. Ltd. Şti' ne davacının davaya dahil etmesi için süre verilmeli, dava dışı ... Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Tic. Ltd. Şti., diğer davalı ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. ile asıl işveren ./..
... ... AŞ arasında imzalanan özel güvenlik sözleşmeleri ve şirketlerden tüm evraklar, çalışan listeleri, maaş bordroları getirtilerek önceki işveren nezdinde çalışanların yeni alt işveren ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'nde kesintisiz olarak çalışıp çalışmadıkları tespit edildikten sonra alt işvrenler arasında işyeri devri kabul edildiği takdirde davacının işe yeni işveren tarafından başlatılmadığına dair tüm deliller yeniden değerlendirmeye tabi tutularak oluşacak sonuç uyarınca hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup bazmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.