Temyiz istemlerinin 2005 takvim yılında muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanmak suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik olduğu kabul edilmiştir.
A) Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde;
Cumhuriyet savcısının yokluğunda verilen hükümleri, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 310/son maddesinde belirlenen ve kıyasen uygulanan 1 aylık yasal süre geçtikten sonra temyiz ettiği anlaşıldığından; temyiz isteminin aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
B) Katılan vekilinin temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Sanığa yüklenen "muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanmak" suçunun, 213 sayılı VUK’nin 359/a-2. maddesindeki cezasının üst sınırına göre 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 20.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.