Davacı vekili tarafından, 17.03.2014 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 28.06.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

Dava, mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, Osmanlı İmaparatorluğu zamanında İstanbul’da doğan sonrasında Suriye vatandaşlığına geçip 01.05.2002’de vefat eden muris...’in soybağı kurulması amacıyla mirasçılık belgesinin verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mirasçılık belgesi, mirasçıların miras bırakanla irs ilişkisini ve miras paylarını gösteren bir belgedir. 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile yürürlükten kaldırılan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 517. maddesi hükmüne göre miras ölümle açılır. Mirasçı olabilmek için miras bırakanın ölüm gününde mirasçılığa ehil ve sağ olmak yeterlidir. Mülga 2675 sayılı Kanunun 22/1. maddesi hükmüne göre de, miras ölenin milli hukukuna tabidir. Türkiye'de bulunan taşınmaz mallar hakkında Türk hukuku uygulanır. Mirasın açılması sebeplerine, iktisabına ve taksimine ilişkin hükümler terekenin bulunduğu ülke hukukuna tâbidir.
Suriye uyruklu kişilerin Türkiye'de bulunan taşınmaz malları yönünden 1062 sayılı Kanun ile ve 13.11.1939 gün ve 2/10250 sayılı, 18.11.1957 gün ve 4/9697 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnameleri ile kısıtlamalar getirilmiş, bu kararnameler ile Suriye uyruklu kişilerin Türkiye'de bulunan taşınmazlarının her türlü tedavülü yasaklanmış, üzerlerinde ayni hak kurulması da önlenmiştir. 01.10.1966 gün ve 6/7104 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile de bu gibi mallara vaziyet edilmesi kararlaştırılmıştır. Anılan bu kısıtlayıcı hükümlerin Suriye uyruklu mirasçılara intikal edecek taşınmazlar yönünden de uygulanacağı kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince; davacı vekili dosyaya sunduğu dilekçelerde ve 11.06.2015 tarihli celsede murisin mirasçılık belgesini soybağını kurmak ve açılan davalarda temsili sağlamak amacıyla istediklerini, Türkiye’de bulunan gayrimenkuller yönünden istemediklerini belirtmiştir. Murisin ve mirasçılarının Suriye uyruklu olmaları halinde Türkiye’de bulunan gayrimenkuller yönünden mirasçılık belgesi isteminin reddi doğruysa da bunun dışındaki sebepler için mirasçılık belgesi verilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan ilkeler gözetilerek davacı vekilinin talebinin kabulüyle muris Sait Nikola Balit’in mirasçılık belgesinin verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, 20.04.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.