Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret, prim alacağı, yıllık izin ücreti alacağı, genel tatil ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkilinin davalı işverene ait benzin istasyonunda 12.02.2009 tarihinde çalışmaya başladığını, ... sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği ....09.2010 tarihine kadar asgari ücretle ve aylık 100,00 TL prim ile çalıştığını, yıllık izinlerini kullanamadığını, tüm milli bayramlarda çalıştığını, 2010 yılı Eylül ayına ait ücret ve prim hakkının ödenmediğini beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak brüt olmak üzere 1.150,00 TL kıdem tazminatı, 100,00 TL ücret-prim alacağı, 1.000,00 TL ihbar tazminatı, 350,00 TL yıllık izin ücreti alacağı, 20,00 TL genel tatil ücreti alacağının, kıdem tazminatı ve ücret-prim alacakları için ... sözleşmesinin fesih tarihi olan ....09.2010 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, ihbar tazminatı dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer alacaklara dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının müvekkiline ait işyerinde kasa sorumlusu olarak 12.02.2009 tarihinde çalışmaya başladığını ....09.2010 tarihinde ... sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, müvekkiline ait ... Petrolün ...&... Petrol A. Ş.'nin Uşak bayisi olup her yıl düzenlenen ... genelindeki en iyi bayi değerlendirmesinde üçüncülük ödülü aldığını. 22.07.2010 tarihine kadar bu sıfatı koruduğunu, çalışanların gizli müşteriden aldıkları notların işyerine prim ve prestij olarak geri döndüğünü, 22.07.2010 tarihinde ...&... Petrol A. Ş. tarafından müvekkiline ait işyerine gizli müşteri gönderildiğini, bu şirket tarafından gönderilen yazıda gizli müşteriye davacı ... ve davacının erkek kardeşi ... ... tarafından hizmet verildiği ve eki değerlendirme raporunda da davacının almış olduğu düşük notun bildirildiğini, bunun üzerine işyeri sorumlusu ...'in davacıya gizli müşteriden aldığı notu bildirdiğini ve bundan daha sonra dikkatli davranması konusunda yazılı uyarıda bulunduğunu, bu uyarının hemen akabinde davacının kışkırtması ile davacı, diğer çalışan Gonca ... ve bir dönem işyerinde çalışan davacının ./..
kardeşi ... ...'in müvekkilinin işyerine gelerek ... ...'in işyeri sorumlusu ...'e ağır hakaret ve saldırılarda bulunduğunu, taciz etmeye çalıştıklarını, sundukları CD içinde yer alan kayıtlarda bu durumun görüleceğini, yaşanan bu olaylar üzerine davacının ... sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini, davacının yıllık izin ücreti ve maaş alacağının banka hesabına 04.10.2010 tarihinde yatırıldığını, primlerin çalışanlara performanslarına göre dağıtıldığını, gizli müşteriden düşük not alan çalışanlara o ay için prim verilmediğini, müvekkiline ait işyerinin ... genelindeki sıralaması 1. sıradan ... tarafından verilen hizmet sonucunda 241. sıraya düştüğünü, bu düşüş sebebiyle müvekkilinin çok büyük maddi zarara ve prestij kaybına uğradığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
... sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı ... Kanunu'nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin ... sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (b) alt bendinde, işçinin işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması, (d) alt bendinde, işçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması veya 84. maddeye aykırı hareket etmesi gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Somut olayda, davalı işyerince yaptırılan gizli müşteri değerlendirmesi sonucunda davalı işyerinde çalışan işçilerin primlerinin kesildiği ve verilmediği, davacının çalışırken daha dikkatli ve özenli çalışması konusunda uyarıldığı, bunun üzerine davacının abisi ... ... ve arkadaşı Gonca ...'ı da yanına alarak işyeri yetkilisi ...'in bulunduğu odaya gittikleri, primlerin kesilmesinin hesabını sordukları, işyeri yetkilisi ile davacı ve yanındaki şahıslar arasında sözlü hakaret içerir sözlerin sarfedildiği, dışarıda da davacı ve yanındaki şahısların giderken araçları ile şirket yetkilisinin yanında durarak ona bağırdıkları, bu hususun tanık beyanları ile doğrulandığı, bu olaydan sonra davacının işe gelmediği, davacının ... sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 25/II maddesi b. ve d. Bentleri uyarınca davacı ve davacının erkek kardeşi tarafından işyeri sorumlusuna karşı hakaret, küfür, sataşma, saldırma ve taciz filleri sebepleriyle haklı sebeple feshedilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple davacı lehine ihbar ve kıdem tazminatına hükmedilemez. Davacı diğer alacaklarını talep etme hakkına sahiptir. Davalı tarafından yapılan feshin haklı fesih olması sebebiyle kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Bu sebeplerle mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.