Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret alacağı, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, ... tatili ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 21.12.1998 tarihinde davalı şirkette işe alındığını, restoran açılış hazırlıklarını koordine ettiğini ve daha sonra şef garson olarak çalıştığını, davacının %10 sistemi ile çalıştığını, elde edilen gelirin davacıya ödenmediğini, müvekkilinin hiçbir neden yokken davalı işveren tarafından 07.05.2009 günü işten çıkarıldığını ve haklarının ödenmediğini belirterek, kıdem, ihbar tazminatı, her ay % 18,90 oranında eksik ödenen ücret alacağı, fazla mesai alacağı, genel tatil ... tatili ücret alacağı, hafta tatil ücret alacağı ve yıllık izin ücret alacağı talebinde bulunmuş daha sonra bu talebini, 28.07.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle, 90.278,41 TL arttırarak davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 25/07/2000 tarihinde işe girdiğini ve şef garson olarak çalıştığını, davacının iddialarının yersiz olduğunu beyanla açılan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Somut olayda davacının davalı işverene ait işyerinde şef garson olarak çalıştığı, ... sözleşmesinin haklı ve geçerli bir sebebe dayanmaksızın işveren tarafından 07.05.2009 tarihinde feshedildiği ve davacıya kanuni hak ve alacaklarının ödenmemiş olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda kurulan kısmen kabul kısmen red kararını içeren hükmün gerekçesinde mahkeme ....12.2011 tarihli bilirkişi raporunu ve ıslah
dilekçesini dikkate aldığını belirtmesine rağmen, hüküm kısmındaki hesaplamalar rapordan farklı olup ıslah dilekçesindeki talepler dikkate alınmamıştır. Mahkeme kararının gerekçesi ve hüküm kısmı bu sebeple çelişkilidir. Çelişki açık olduğundan kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.