Davacılar tarafından, davalı aleyhine 03.04.2012 gününde verilen dilekçe ile mirasın hükmen reddi talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.11.2017 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, mirasın hükmen reddi isteğine ilişkindir.
Davacılar vekili, 25.05.2002 tarihinde vefat eden muris ...'ın terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece ilk olarak davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin temyiz talebi üzerine Dairemizin, 24.11.2015 tarihli, 2015/2816 Esas, 2015/10736 Karar sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ... temyiz etmiştir.
Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, murisin ölüm tarihi itibariyle terekesinin açıkça borca batık olup olmadığının ve mirasçıların terekeyi kabul anlamına gelen işlemler yapıp yapmadıklarının araştırılması gerekmektedir. Yasal mirasçılar, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya miras bırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işleri yapmamış olmaları veya terekeyi sahiplenmemiş bulunmaları halinde terekenin ölüm tarihinde borca batık olduğu yönünde tespit kararı verilmesini süreye tabi olmaksızın isteyebilirler. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir (TMK m. 605/2).
Somut olayda, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden mirasçı davacılardan ...’ın murise ait borç için 11.08.2003 tarihinde yapılandırma taahhüdünde bulunmuş ardından 12.08.2003 tarihinde ise 500 TL ödeme yaparak terekeyi benimsemiştir. Türk Medeni Kanununun 610/2. maddesi gereğince, mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya miras bırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı, mirası reddedemez. Ancak davacı mirasçı ... dışındaki davacıların terekeyi benimsediğine ilişkin dosya içerisinde bilgi ve belgeye de rastlanmamıştır. O halde, mahkemece terekeyi benimsediği kabul edilerek sadece davacı ... hakkında davanın reddine karar verilmesi gerekirken, tüm davacılar hakkında davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ...’ın temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.04.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.