Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Bursa 10. Sulh Ceza Mahkemesi'nce 28.02.2013 tarihinde yedi görevlinin "gizli soruşturmacı" olarak görevlendirilmesi üzerine 10.03.2013 tarihinde saat 17: 06’da alıcı görevlinin 20 TL karşılığında sanıklardan 2,8 gram esrar aldığı, yine 10.03.2013 tarihinde saat 17: 08’de 20 TL karşılığında sanıklardan 2,6 gram esrar aldığı, görevlinin 19.03.2013 tarihinde 20 TL karşılığında sanık ...’dan 4,0 gram esrar aldığı, görevlinin 20.03.2013 tarihinde 20 TL karşılığında sanıklardan 4,0 gram esrar aldığı, yina aynı alıcı görevlinin 18.04.2013 tarihinde 15 TL karşılığında sanık ...’den bir adet MDMA etken maddesi içeren hap aldığı anlaşılmış olup, kolluk görevlilerinin gerçek iradelerinin uyuşturucu madde satın alma değil, suç delilini elde etme olduğundan, somut olayda “uyuşturucu madde satma”nın gerçekleşmediği, sanıkların hareketlerinin bütünüyle “uyuşturucu maddeyi satışa arzetme” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanıkların birden çok kez uyuşturucu madde sattıkları kabul edilerek haklarında zincirleme suçla ilgili TCK'nın 43. maddesinin uygulanması,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafii ile sanık ...’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA, 10.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.