Dava dilekçesinde, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi ve incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili ile fer'i müdahil vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden fer'i müdahil (asil) ... geldi. Aleyhine temyiz olunan davalı adına gelen olmadı. Gelen asilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Bozma kararında davalıların bağımsız bölümlerinin altındaki bodrum katında yaptıkları ileri sürülen kazıların kat mülkiyeti kurulmasında esas alınan 29.03.1979 tarihli projeye uygun olup olmadığının araştırılmadığı yönü bozma nedeni yapılmış olup, bu kez bozma sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda bodrumun 1,5 metre yükseklikte kazılarak bodrum kat haline getirilmesinin 29.03.1979 tarihli projeye aykırı olduğu açıkça belirlenmiş ise de, bu bölümle ilgili olarak daha önce bir başka kat maliki tarafından açılıp kesinleşen ancak bu dava yönünden kesin hüküm de oluşturmayan 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/666 karar sayılı dosyasında verilen müdahalenin önlenmesi kararının infaz edilmediği de ayrıca açıklanmış, mahkemece de bu yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yeniden bu talep yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yeniden uzman bilirkişi kurulu oluşturulup davaya konu edilen bodrum katla ilgili olarak iddia edildiği gibi davalılar tarafından kazı yapılmak suretiyle kazanılmış bir bölüm olup olmadığı ve bu yerin 29.03.1979 tarihli onaylı mimari projesine uygun olup olmadığı, projeye aykırı kısımların bu projeye uygun hale getirilmesi için yapılması gerekenlerin neler olduğu (bu bölümlerin zemininin düzeltilerek yeniden toprakla doldurulması vs.) yönlerinde bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
2011/7309-9671
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.