TCK'nın 85/1, 62/1,50/1a-6,52/2, 54/2,63. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında, 5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesine uygun şekilde, suçun işlendiği yer ve zaman diliminin gösterilmemiş olması, mahallinde tamamlanması mümkün yazım eksikliği olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, kısa karar ile gerekçeli hükmün çelişkili olduğuna, sanığa fazla ceza verildiğine, cezanın ertelenmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine ilişkin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanık hakkında hükmedilen 2 yıl 1 ay hapis cezası, TCK'nın 49/2. maddesi gereğince uzun süreli hapis cezası olduğundan, TCK'nın 50/4-1a, 52/2. maddeleri gereğince adli para cezasına çevrilmesi yerine, sadece 50/1a, 52/1-2. maddelerine göre çevrilip, hapis cezasından çevrilen gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi sırasında hapis cezasının kaç gün üzerinden çevrildiğinin belirtilmemesi ve TCK'nın 52/4. maddesi gereğince adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında kanun maddesinin ve ilgili fıkrasının yanlış yazılıp taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin kararda açıklanmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6,5237 sayılı TCK'nın 52/3-4. maddelerine aykırı davranılması,
2) TCK'nın 50/6. maddesinde bulunan “yaptırımın” ibaresinin 01/03/2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 26/02/2008 tarih 5739 sayılı Kanunun 4. maddesi ile “tedbirin” olarak değiştirilmesi ile sözü edilen maddenin birinci fıkrasının “a” bendi uyarınca hapis cezasının paraya çevrilmesi seçenek yaptırım, diğer bentlerde düzenlenen hususların ise seçenek tedbir niteliğinde olduğu, TCK'nın 50/6. maddesinde hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesinin sonuçlarının düzenlendiği, somut durumda ise sanık hakkında bir tedbir niteliğini haiz olmayan, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, kaldı ki bu durumun hükmün tesisi aşamasında değil, hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin infazı kısıtlar biçimde karar tesis edilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasının 4. bentte yer alan "TCK nun 50/1-a ve 52/1-2." ibaresinin "TCK'nın 50/4-1a, 52/2." olarak değiştirilmesi, "gereğince" kelimesinden sonra gelmek üzere "760 gün karşılığı adli para cezasına çevrilmesine ve" ibaresinin eklenmesi, 5. bentteki "TCK nun 54/2" ibaresinin "TCK'nın 52/4" şeklinde değiştirilip aynı bendin üçüncü satırının sonunda bulunan "yer olmadığına" kelimelerinden" sonra gelmek üzere "ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" ibarelerinin eklenmesi ve TCK'nın 50/6. maddenin uygulanmasına ilişkin 6. numaralı bendin hükümden çıkartılması suretiyle eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi