Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık hakkında hakaret suçu ile ilgili olarak hüküm kurulmamış ise de, zamanaşımı içinde mahallinde karar verilebileceği kabul edilerek dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Sanığın aşamalarda eşi olan mağdur ...'ya yönelik olarak tehditte bulunmadığını savunduğu, mağdur ...'nın soruşturma aşamasında sanığın elindeki bıçağı kızı olan mağdur ... 'nın boğazına dayadığını beyan etmesine karşın, yargılama aşamasında ise sanığın elindeki bıçakla kendisine seni keserim dediğini beyan ettiği, mağdur ... ve sanığın müşterek çocuklarından mağdur ...'nın ise yargılama aşamasında babası olan sanığın annesini darp ettiğini ve elinde olan bıçağı boğazına dayadığını, bıçağı dayadığında ''seni öldürürüm, keserim'' dediğini beyan etmesi karşısında, mağdur ... aşamalardaki beyanları arasındaki ve mağdur ... ile mağdurlar ... ve ....'nın beyanları arasındaki çelişki tam olarak giderilmeden, mağdurların çelişkili beyanlarının ne şekilde sanığın savunmalarına üstün tutulduğu ayrıntılı şekilde açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile sanığın silahla tehdit suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
2)Kabule göre de; Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.