5237 sayılı TCK'nın 179/3-2,62,50/1-f, 50/6. maddeleri gereğince mahkumiyet

Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Sanığın olaydan bir buçuk saat sonra alınan raporuna göre 104 promil alkollü halde idaresindeki araçla şehir içindeki kavşağa geldiğinde, sağından kavşağa gelen ve geçiş önceliği bulunan mağdurun aracına kavşak içinde çarpıp, mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derecede yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda, sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; 5237 sayılı TCK'nın 179. maddesindeki suçun kasten işlenen tehlike suçu olduğu, yaralanmanın gerçekleşmesi halinde, sanığın zarar suçundan cezalandırılması gerektiği, somut olayda mağdurun yaralanmış olması ve şikayetçi olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu ve sanık hakkında bilinçli taksirle yaralama suçundan da dava açıldığı gözetilip, sanığın bilinçli taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği halde, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi;
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı da gözetilerek isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.