5237 sayılı TCK'nın 89/5. ve CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince düşme

Taksirle yaralama suçundan şikayet yokluğundan verilen düşme kararına ilişkin hüküm, mahalli C.Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli C.Savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;

1-Mağdur hakkındaki 26.12.2008 tarihli geçici raporda hayati tehlikesinin bulunduğunun belirtildiği, beyin cerrahi uzmanı tarafından düzenlenen kesin raporda ise mağdurdaki yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğinin belirtildiği halde, yaşamını tehlikeye sokan bir durumun ilk geldiği anda bulunduğu, 48 saat sonra ise hayati tehlikesinin ortadan kalktığı belirtildiğinden, mağdurun yaralanmasının nitelikli olup olmadığı husunda Adli Tıp Kurumundan kesin rapor alınması gerektiğinin gözetilmemesi;

2-Dosya içeriği ve mahkemenin kabulüne göre; sanığın sevk ve idaresindeki minibüs ile köprü üzerinde ters yönde seyrettiği sırada yolun sağından soluna geçmekte olan mağdura aracının ön camının sağ kısmı ile çarpması sonucu yaralanmasına sebebiyet vermesi şeklinde gerçekleşen olayda, bilinçli taksirin koşulları oluştuğu gözetilip, mağdurun kesin raporu alındıktan sonra yaralanmasının nitelikli olduğunun tespiti halinde 5237 sayılı TCK'nın 89/5 maddesi gereğince suçun bilinçli taksirle işlemesi nedeniyle takibinin şikayete tabi olmayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, Mahalli C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.