Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1)Tehdit suçunun manevi öğesinin genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade ettiği, olayda tasarlamanın varlığının aranmadığı gibi, saikin de öneminin olmadığı, haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesinin olanaklı olduğu, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulünün mümkün olmadığı, göz önünde bulundurulduğunda;
Somut olayda, sanığın mağdurun cep telefonuna gönderdiği mesaj içeriğinde "...nasılsa kesilmiş cezam var sana da sıksam beni etkilemez... ablamın göz yaşının hesabını sana ödetcem seni, sülaleni sinkaf edeceğim, 1 hafta müddet" şeklinde ibareler bulunması, sanığın da sinirlendiği için söz konusu mesajı kendisinin yazdığını belirtmesi karşında; suçun oluştuğu gözetilmeden, "sanığın tehdit kastıyla hareket etmediği" şeklindeki yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
2)Bir nolu bozma kararına uyulması halinde; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.