SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜMLER: Beraat
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı sanık ... müdafiinin temyizinin vekâlet ücretine ilişkin olduğu tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
e suça konu reçetelere tek tek yer verildiği ve bu reçetelerden Melda Güleç, Ayşegül Başaran, Ali Akdağ ve Dilsa Akdağ adına tanzim olunan reçetelerin 2006 yılında düzenlendiği belirtilmiş ise de; katılan kurum tarafından denetimin 01.01.2004 ila 30.06.2005 tarihlerini kapsar şekilde yapıldığı, iddianamede 2004 yılında düzenlenen reçetelerin dava konusu edildiği, dosya arasına alınan reçete asılları ve reçetelerin katılan kurum tarafından faturalandırılma tarihleri dikkate alındığında 2006 yılında düzenlendiği belirtilen reçetelerin de aslında 2004 yılında düzenlendiği ve aynı yıl bedellerinin katılan kurumdan tahsil edildiği, gerekçeli karar başlığında 30.06.2005 şeklinde yanlış gösterilen suç tarihinin, suça konu sahte reçeteler nedeniyle katılan kurumdan tahsilatın sağlandığı en son tarih olan 20.04.2005 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkındaki hükümlere dair temyiz istemi yönünden; doktor, eczacı ve eczacı kalfası olan sanıkların iştirak halinde sahte reçeteler tanzim ederek katılan kuruma fatura etmek suretiyle haksız menfaat temin ederek nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddia olunan olayda; Mahkemesince nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraat hükümleri kurulmuş ise de; izah edilen fiillerin nitelendirilmesinde sahtecilik suçunun kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçuna temas ettiği, nitelikli dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarının zamanaşımı sürelerine bakıldığında; 5237 sayılı TCK’nın 7 ve 5252 sayılı TCK’nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddeleri karşısında; sanıklara yüklenen ve 765 sayılı Kanun'un 504/7. (5237 sayılı TCK'nın 158/1-e) maddesinde düzenlenen ''nitelikli dolandırıcılık'' suçunun Kanun’daki cezasının türü ve üst sınırına göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının 20.04.2005 olan suç tarihinden hüküm tarihine kadar; sanıklara yüklenen ve 765 sayılı TCK’nın 339/1. (5237 sayılı TCK’nın 204/2) maddesinde düzenlenen ''kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunun'' Kanundaki cezasının miktarı ve üst sınırına göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nın 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, 20.04.2005 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği,
Sanık ... hakkındaki hükümlere dair temyiz istemi yönünden ise; sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 16.10.2017 tarihinde öldüğü anlaşılmakla kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. Maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu,
Tüm bu sebeplerle katılan vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı ve ölüm nedenleriyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak DÜŞMESİNE, 15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.