Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, müştekinin eşinin kardeşi olduğu ve ayrı evlerde yaşadıkları, 5237 sayılı TCK'nın 167/2. maddesi gereğince müşteki ile sanık arasındaki “ikinci dereceden kayın hısımlığı” ilişkisinin varlığı nedeniyle cezada indirim yapılabilmesi için tarafların aynı konutta birlikte yaşamalarının gerektiği, ancak sanığın kolluk tarafından alınan 29.09.2015 tarihli ifadesi sırasında olay günü ablasının evine “misafirliğe gittiğini” beyan ettiği, müştekinin beyanlarının da bu yönde olduğu, tarafların ayrı evlerde ikamet ettikleri ve bu nedenle sanık hakkında TCK'nın 167/2. maddesinde düzenlenen şahsi indirim sebebi uygulanamayacağı anlaşıldığından, tebliğnamede bu yönde bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 09.05.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.