Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 371 ada 49,51 ve 52 parsel sayılı 3045.29,2253.85 ve 1904.85 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşmemesi nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve müşterekleri, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine; davacı ... ise, çekişmeli taşınmazların yayla olduğu iddiasına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı gerçek şahısların davasının reddine, davacı ... Kişiliğinin davasının kabulüne ve çekişmeli 371 ada 49,51 ve 52 parsel sayılı taşınmazların yaylak olarak sınırlandırılmasına ve özel sicil defterine kaydına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ile davacılar ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve çekişmeli taşınmazların öncesinin kamu orta malı niteliğinde yayla olduğu, mahallinde yapılan keşif ve uygulama ile belirlendiğine, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 18/2. maddesi uyarınca, bu nitelikteki taşınmazların zilyetlikle kazanılması mümkün bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 04.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.