Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, nafaka ve tazminat miktarları, tazminatlara yönelik faiz talebi ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanma davalarında boşanmanın fer'i (eki) olanlar için faiz uygulanması talep edilmiş ise; hükmedilen tazminata boşanma hükmünün kesinleşme tarihinden geçerli olarak faize karar verilmelidir. Davacı-davalı kadının Türk Medeni Kanunun 174. maddesine dayalı maddi ve manevi tazminat taleplerine yönelik faiz talebi bulunduğu halde mahkemece bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur (HMK md. 26).
3-Davalı-davacı kocanın karşı boşanma davası reddedildiği halde kendisini vekille temsil ettiren davacı-davalı kadın yararına bu dava yönünden de karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken; sadece kadının kendi davası nedeniyle tek vekalet ücretine karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Temyiz edilen hükmün yukarıda 2 ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 20.12.2012 (Per.)