Y.. E.. ile M.. A.. aralarındaki katkı payı alacağı davasının reddine dair Manisa 1. Aile Mahkemesi'nden verilen 09.05.2013 gün ve 837/299 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı dava dilekçesinde; 1987 yılında evlenen tarafların 2003 yılında boşandıklarını, evlilik birliği içinde edinilen ve davalı adına kayıtlı parselin kişisel malı nitelindeki muhtelif ziynet eşyalarının satışı ve çalışmalarından elde edilen gelirle alındığını açıklayarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10.000 TL alacağın dava tarihinden geçerli yasal faiziyle davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın yersiz ve zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, taşınmazın edinilmesine her hangi bir katkısı bulunmadığını, davalının evden ayrılırken kendisine ait bütün eşyaları yanında götürdüğünü açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, TMK'nun 178. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar, 19.11.1987 tarihinde evlenmişler, 11.11.2002 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 10.06.2003 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK'nun 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden, evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 11.11.2002 tarihine kadar 4722 sayılı Kanun'un 10. maddesi gereğince, TMK'nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkemece TMK'nun 178. maddesinde düzenlenen 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden davanın reddine karar verilmiş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.04.2013 tarih ve 2013/8-375 Esas, 2013/520 Karar sayılı kararıyla edinilmiş mallara katılma rejimi (katılma alacağı) bakımından TMK'nun 5. maddesi yoluyla 6098 sayılı TBK'nun 146. maddesinde yer alan 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür. Daire tarafından da benimsenen bu görüş uyarınca, boşanma kararının kesinleştiği 10.06.2003 tarihinden davanın açıldığı 18.01.2012 tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresinin henüz geçmediği gözönünde tutularak toplanan deliller ışığında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.