Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı; Sanık ... müdafisinin 20.05.2019 tarihinde süre tutum dilekçesi verdiği, gerekçeli temyiz dilekçesini sunması için gerekçeli kararın 30.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği, hükümde 5271 sayılı CMK’nin 295. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi gerektiği bildirilmediği gibi bu hususun meşruhatlı tebligat ile de bildirilmediği anlaşıldığından, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.06.2021 tarih, 2020/14-457 Esas ve 2021/301 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere sanık müdafisinin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün geçtikten sonra sunduğu 22.11.2021 tarihli temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin süresinde olduğu tespit edilmekle; duruşmalı inceleme istemlerinin, hükmolunan cezaların süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 318. maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2018 tarihli ve 2018/23 Esas, 2018/386 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 16.05.2019 tarihli ve 2018/4055 Esas, 2019/3656 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulüyle duruşmalı yapılan inceleme neticesinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207/1,53. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

1.Sanık Alparsalan Kucur müdafinin temyiz isteği, hükmün bozulmasına beraatine karar verilmesi, şüpheden sanık yararlanacağı gerektiğine ilişkindir.

2.Sanık ...'nin temyiz isteği; usul ve yasaya aykırı olan hükmün kaldırılarak beraatine karar verilmesine ilişkindir.

3.Katılan vekilinin temyiz isteği, sanıklara alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesine ilişkindir.

Suç tarihinin suça konu kira sözleşmesinin Vergi Dairesine verilme tarihi olan "26.07.2011" tarihi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 207/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşım süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yukarıda tarih ve esas numarası belirtilen Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik sanık ... müdafii, sanık ..., katılan vekilinin temyiz istekleri bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinine Karar gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2024 tarihinde karar verildi.