Mahkûmiyet
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 184/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmış, iddiaya konu suçun işlendiği kabul edilen 25.01.2012 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.10.2024 tarihinde karar verildi.