Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı taraf dava konusu 158 ada 11,12 ve 13 parsel sayılı taşınmazların kadastro tesbitine karşı yasal süresinde dava açmıştır. Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanununun 28. maddesi hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Hükmün dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 28. maddesinin özü ve sözü açık bir anlatımla öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşler ile davacının dava dilekçesi içeriği ve davacının istemi dikkate alındığında davacının dava sebep ve delillerini bildirdiğinin kabulü gerekir. Gerçekten davacı taraf dava dilekçesinde Haziran 1311 tarih 43-889 nolu kayda, tanıklar ile her türlü yasal delile ve ilgili yasa maddelerine tutunduğunu duraksamasız açıklamıştır. Öte yandan hükmü temyiz eden davacı 3.4.2012 havale tarihli dilekçesinde tanık listesini bildirmiş 18.4.2006 tarihli protokolü de dosyaya ibraz etmiştir. Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş, davacı tarafın dava dilekçesinde öne sürdüğü dava sebep ve delillerine esas olmak üzere bildirdiği Haziran 1311 tarih 43-889 nolu kaydın tapu kaydı niteliğinde olup olmadığı belirlenmeli, tapu kaydı niteliğinde ise tapu kayıtlarının tüm tedavülleri ile birlikte açıkta pay kalmayacak şekilde Tapu Sicil Müdürlüğünden, miras bırakan Ömer Bini Kurdo'ya ait verasete esas olacak şekilde nüfus kaydının Nüfus Müdürlüğünden getirtilerek bu doğrultudaki delilleri toplanmalı, ayrıca davalı taraftan da göstereceği deliller sorulup saptanmalı, bu yolla dava dosyası keşfe hazır hale getirilmeli, bundan sonra 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmü gözetilerek toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 20/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.