Ceza verilmesine yer olmadığı

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 31/2 maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçtan 5237 sayılı Kanun'un 31/2. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.

Suç tarihinde on iki - on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 24.10.2015 tarihinde işlediği iddia olunan nitelikli cinsel istismar fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği hususunda soruşturma evresinde Adli Tıp Kurumu İstanbul Anadolu Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan 24.11.2015 tarih 2015/30018 sayılı raporda, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde işlediği iddia olunan nitelikli cinsel istismar fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu kanaatinin bildirildiği, kovuşturma evresinde Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulunca düzenlenen 16.03.2016 tarih 0814 karar no'lu raporda ise, suça sürüklenen çocuğun basit cinsel eylemlere karşı fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğu, ancak daha fazla güç kullanımı ile daha fazla bilgi, beceri gerektiren ve amacının merak ve cinselliği keşiften ziyade doğrudan cinsel doyuma ulaşmaya yönelik nitelikli cinsel eylemlere ve cebir, tehdit ve hile gibi başka etkenlerin eşlik ettiği basit cinsel eylemlere karşı fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğunun mütalaa edildiği nazara alındığında, mevcut raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi bakımından suça sürüklenen çocuğun tüm raporları, tedavi evrakı ve dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. Üst Kuruluna sevk edilerek muayenesi yapıldıktan sonra suç tarihi itibarıyla işlediği iddia olunan nitelikli cinsel istismar fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği hususunda ayrıntılı rapor aldırıldıktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan mağdur vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.10.2024 tarihinde karar verildi.