Mahkümiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sanığın sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya kapsamı, sanığın güncel adli sicil ve UYAP kayıtlarına nazaran, borcunu ödemediği gerekçesiyle elektrik sayacı mühürlenen suça konu dershanede katılan kurum görevlilerince konulan mühürleri bozduğu iddia olunan sanık hakkında aynı işyeriyle ilgili yakın tarihli başka eylemleri nedeniyle açılmış kamu davaları bulunduğunun ve incelemeye konu dosya ile birleştirilmesine muvafakat verildiği halde birleştirilmeyen Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/256 Esas ve 2009/988 Karar sayılı dosyasında, 09/10/2006 tarihli mühür bozma tutanağı esas alınarak sanığın mahkümiyetine karar verilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında yürütülmekte olan diğer dosyaların akıbeti araştırılarak bu dosyalarda bulunan mühürleme, mühür bozma tutanakları, iddianame, gerekçeli karar ve suça esas belgelerin onaylı örnekleri temin edildikten sonra, eylemin aynı yerle ilgili olup olmadığı ve eylem-iddianame tarihlerine göre sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması, koşulları oluştuğu takdirde ise sanığa verilecek cezada TCK'nın 43. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra kesinleşen dosyalarda verilen cezaların bu cezadan mahsup edilmesi, davanın mükerrer olarak açıldığının anlaşılması halinde ise davanın reddine karar verilmesi, fiili ve hukuki irtibat halinde ise davaların birleştirilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Kabule göre de,
5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi
koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın mühür bozma suçunun kamu güvenine karşı işlenen suçlar arasında yer alıp kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği, daha önce işlediği kasıtlı bir suç bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, dosya içeriğine uymayan "kurumun zararını ödemediğinden" şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 20/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.