Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Tarafların dayanaklarını oluşturan tapu kayıtlarının aynı kökten geldiği ve ifraz tapu kayıtlarının oluşumuna esas bir haritanın bulunduğunun açıklanarak tapu kayıtlarının oluşumuna esas olan ifraz haritasının araştırılıp dosya içine getirtilmesi, bundan sonra mahallinde yeniden keşif yapılarak, ifraz haritasının uygulanması, kapsamlarının 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesi hükmü uyarınca öncelikle haritasına göre, ifraz haritasının bulunamaması veya ulaşılacak ifraz haritasının fenni uygulama yeterliliğinin bulunmaması halinde, kayıtta gösterilen sınırlara göre yerel bilirkişi ve tanık beyanlarından yararlanılarak belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 919 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 20.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.