Beraat, kaçak içkilerin müsaderesi
Gümrük İdaresi vekilinin davaya katılma talebinde bulunduğu ve duruşmalara katıldığı halde Mahkemece bu konuda bir karar verilmemiş ise de; katılan vekilinin temyiz hakkı bulunduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesinin hatalı olduğuna ve re'sen gözetilecek hususlarla usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Suç tarihinde, Balıkpazarı mevkiinde kaçak içki satışı yapıldığı yönündeki ihbar üzerine kolluk görevlilerince olay yerine gidildiğinde, Dilaverbey Mahallesi Maarif Caddesi No: 36 sayılı apartmanın
önünde kaldırım üstünde siyah poşetler içerisinde toplam 15 şişe gümrük kaçağı alkollü içkinin ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/18. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanığın alınan savunmasında, ele geçirilen içkilerin kendisine ait olmadığını beyan ederek atılı suçu inkar ettiği anlaşılmıştır.
Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla eşyaların gümrüklenmiş değerinin 1.024,00 TL ve pek hafif değerde olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar mahkemece yapılan aramanın hukuka uygun olmadığı ve atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiş ise de;
Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.01.2017 tarihli ve 2016/7-65 Esas ve 2017/21 Karar sayılı ilamında; ''bir suçla karşılaştığında suça el koymak, önlemek, sanık ve suç delillerini tespit etmekle görevli ve yetkili olan polislerin, mesleki tecrübelerine ve içinde bulundukları durumdan çıkardıkları izlenime göre; elinde poşet ile görülen sanığın durumundan şüphelendikleri, oluşan bu makul sebep nedeniyle yanına gittikleri ve sanığı durdurdukları, suçüstü halinde ayrıca bir arama emri ya da karar alınmasına gerek bulunmadığı, poşette bulunan sigaraların basit bir inceleme ile tespit edilebileceği, dolayısıyla suçun delili ve konusunu oluşturan sigaraların ele geçirilip muhafaza altına alınmasının hukuka uygun olduğu ve hukuka aykırı bir delilden söz edilemeyeceği'' belirtildiğinden, dava konusu olayda kaçak içkilerin ele geçirilmesi işlemi hukuka uygun olup, ele geçen kaçak içkilerin Daire uygulamalarımıza göre ticari miktarda olması, sanığın alınan savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılması karşısında eylemin sübuta erdiği anlaşılmış olup, sanığın atılı kaçakçılık suçundan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, hukuka aykırılık bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 08.10.2024 tarihinde karar verildi.