ŞİKAYETÇİ: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
HÜKÜMLER: Beraat, düşme
Olay tarihinde mağdurun Bakanlığa bağı yurtta kalması nedeniyle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilgili kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunduğu ve Bakanlık vekilinin 25.05.2016 tarihli dilekçe ile katılma iradesini ortaya konulduğu anlaşılmakla, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının katılan, vekilinin ise katılan Bakanlık vekili sıfatıyla davaya katılmasına karar verildi.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraat, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan aynı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca düşme kararı verilmiştir.
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Özetle mağdurun olayı kurgulamasının mümkün olmadığına ve sair nedenlerle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Mağdurun aşamalarda birbiri ile çelişen beyanları, intikal şekli, savunma, doktor raporları ve Mahkemenin gerekçesine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.10.2024 tarihinde karar verildi.