Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın internet üzerinden indirimli olarak 130,00 TL'ye cep telefonu satışı yaptığı yönünde ilan verdiği, ilanı gören katılanın cep telefonunu almak için sipariş verdiği ve postada ödeme şartlı olarak ürünün gönderildiği, katılanın PTT şubesine giderek 130,00 TL parayı ödeyip kargoyu teslim aldığı ancak kutudan alışverişe konu olmayan düşük fiyatlı elektronik sigara ve dijital saat çıktığı iddiasıyla açılan kamu davasında; her ne kadar Mahkemece, katılanın parayı ödeyip malı teslim almadan önce kargoyu kontrol etme olanağının bulunduğu ve sipariş verilen cep telefonunun rayiç bedelinin 1.000 TL olduğu, 130,00 TL'ye satılma imkanının bulunmadığı, bu nedenle suçun aldatıcılık niteliğinin bulunmadığı belirtilerek beraat kararı verilmiş ise de; PTT kargo gönderilerinde alıcının ödeme şartlı kargoyu denetleme imkanının bulunmaması, sanığın rayiç bedeli yüksek olan ürünü daha ucuza sattığına dair ilanındaki hilenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu, dolandırıcılık suçunun tüm unsurları ile oluştuğu anlaşılmakla, atılı suçtan sanığın mahkumiyeti yerine hatalı değerlendirme ile beraatine hükmolunması,
Yasaya aykırı, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321 inci maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.10.2024 tarihinde karar verildi.