Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-)Kanun koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, alt sınırdan uzaklaşmanın gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde; sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 107/1. maddesi uyarınca hüküm kurulurken, Mahkemece "takdiren alt snırdan uzaklaşılmaksızın" denildikten sonra, hapis cezasının alt sınırı olan 1 yıl hapis cezasına hükmedildiği halde, adli para cezasının belirlenmesi sırasında alt sınır olan 5 gün yerine 30 gün adli para cezasına hükmolunması suretiyle fazla ceza tayini,
2-)Hükmün 4. paragrafında, TCK'nın 50/1-a maddesi gereği, verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın paraya çevrilmesine; hükmün 10. paragrafında ise, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmek suretiyle, infazda tereddüte düşülecek biçimde karışıklık ve çelişkiye neden olunması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.