SUÇLAR: Tehdit, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanığın tehdit suçunu uzlaşma kapsamında bulunmayan silahla kasten yaralama suçu ile birlikte işlediği belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Hakaret suçunun aleni ortamda işlenmiş olmasına karşın, TCK’nın 125/4. maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Eleştiri dışında cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının, kapsam ve içerik itibariyle infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceği,
Anlaşıldığından, sanık ...'ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B-Tehdit ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Elazığ ili Karakoçan ilçesi ... Köyü'nde yapılan Pembelik barajına Aşağıdoluca köyü sakinlerinin karşı çıktıkları, olay günü sanık ... ve temyiz dışı sanıklar ..., ..., ... ve ...'ün Doluca köyü istikametinden Pembelik barajı şantiye sahasına geldikleri, şantiye alanı içinde çalışan iş makinelerini durdurdukları, özel güvenlik görevlileri olan katılan ve müştekilere taş attıkları, güvenlik görevlilerinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları, sanık ...'ın katılan ile müştekileri ölümle tehdit ettiği anlaşılmakla, sanığın eylemlerinin bir bütün halinde iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde kasten yaralama ve tehdit suçlarından hükümler kurulması,
2-Kabule göre de;
a-Sanığa ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen TCK'nın 106/1-1. maddesinin uygulanması suretiyle CMK'nın 226/2. maddesine aykırı davranılması,
b-Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.