İstinaf başvurusunun esastan reddi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteminin özetle; katılanlar ile uzlaşmak istediğine, lehine hükümlerin uygulanmasına ve bu nedenlerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
Sanığın dilekçesinde temyiz sebebini bildirdiği anlaşılmakla Tebliğname'deki ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; sanığın infaz koruma memurlarına yönelik söylediği kabul edilen sözlerin bütün halinde tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle hakaret suçundan da mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.10.2024 tarihinde karar verildi.