Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. ... geldi. Davalı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle hüküm kurulmasına yer olmadığına, dava harcının davacıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi üzerine hüküm yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelik olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilesinin paydaşı olduğu 5 parsel No’lu taşınmazın diğer paydaşları... ve...’un taşınmazdaki 137/1294 paylarını 155.000 TL bedelle davalıya sattıklarını, ancak tapuda satış bedelinin önalım hakkının kullanılmasını engellemek için muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini, satış tarihinde aynı bölgedeki pay satışlarında bedelin daha düşük olup davacının keşif ve bilirkişi incelemesi ile saptanacak bedel,mümkün olmadığı takdirde de tapuda gösterilen satış bedeli üzerinden önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. Davalı, tapuda gösterilen satış bedeli ile masrafların ödenmesi halinde davaya bir diyeceğinin olmadığını, bu kabulü nedeniyle ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını istediğini, davacının bedelde muvazaa iddiasının gerçeği yansıtmadığını, sadece önalım bedelini ödemeyi geciktirmeye yönelik olduğunu, taşınmazın değerinin satışın yapıldığı tarihte ödenen para ile birebir örtüştüğünü beyan etmiştir.
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisini veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir. Medeni Kanun’un 734/1 maddesi gereğince önalım hakkı alıcıya karşı dava açılarak kullanılabilir.
Olayımıza gelince; 5 No’lu parselde dava konusu edilen 137/1294 pay taşınmazın paydaşları... ve... tarafından 12.5.2010 tarihinde 155.000 TL bedelle davalıya satılmış, davacı da 16.8.2010 tarihinde açtıkları işbu dava ile önalım haklarını kullanmak istediğini belirtirken tapuda muvazaalı şekilde satış bedelinin yüksek gösterildiğini, gerçek bedelin keşif ve bilirkişi incelemesi ile saptanmasını istemiştir. Her ne kadar davalı cevap dilekçesi ile davayı kabul ettiğini beyan etmiş ise de, davacının bedelde muvazaa iddiasına karşı çıkmıştır. Bu durumda ortada HMUK’nun 92. maddesi anlamında bir kabulün varlığından söz edilemez. Taraflar arasındaki önalım bedeli konusundaki uyuşmazlık sürmektedir. Diğer yandan davalı dava konusu payı satın almakla davanın açılmasına sebebiyet vermiş olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumludur. Bununla birlikte yargılama sırasında dava konusu edilen pay 11.4.2011 tarihinde davalı tarafından davacıya satılmakla dava konusuz kalmıştır. Bu itibarla mahkemenin davanın konusuz kalması nedeniyle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verirken maktu harcın tahsiline, yargılama giderlerinin davalıdan alınmasına ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6. maddesi gereğince davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmesine hükmetmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenrle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.'na 31.3.2011 tarihli 6217 sayılı kanunun 30. maddesi ile ilave edilen 3. maddenin göndermesiyle uygulanması gereken HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 825 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 4.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.