İlk Derece Mahkemesince atılı suçlardan kurulan mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak ayrı ayrı beraat
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı Kararı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesine göre 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan doğrudan zarar görmeyen Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının mezkûr suçtan açılan kamu davalarına katılma ile aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği bu suçtan verilen kararları temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkında tefecilik suçundan verilen kararların; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2017 tarihli ve 2015/905 Esas, 2017/145 sayılı Kararı ile sanıkların zincirleme olarak 5464 sayılı Yasa'ya muhalefet ve tefecilik suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2.Sanıkların istinaf talebi üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 22.05.2018 tarihli ve 2017/1312 Esas, 2018/612 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak sanıkların atılı suçlardan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz istemi; yeterli incelemeye dayanmayan, eksik araştırma ile sanıklar hakkında atılı suçlardan verilen beraat kararlarının bozulması talebine ilişkindir.
Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen Bölge Adliye Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile sanıklara atılı tefecilik suçundan verilen beraat kararlarının usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan vekilinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle ... vekilinin sanıklar hakkında 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen kararlara yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin Kararında katılan kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.10.2024 tarihinde karar verildi.