HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2017 Tarihli ve 2017/71 Esas, 2017/544 Karar Sayılı Kararı İle Sanıklar Hakkında
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, cezaların mükerrirlere özgü ceza rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
B.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 24.04.2018 Tarihli ve 2018/649 Esas, 2018/866 Karar Sayılı Kararı ile Sanıklar Hakkında
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
A.Sanık ... Müdafilerinin Temyiz İstemi
Örgüt üyeliği kastının olmadığına, müvekkilin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair somut bir delile rastlanılmadığına, örgüt üyesi olduğu kabulüne rağmen örgüt içindeki rolüne ilişkin bir belirleme yapılmadığına, daha önce soruşturmasında görev aldığı kişilerin hasmiyane tutumları nedeniyle sanık konumunda olduğuna, müvekkilin görev aldığı soruşturmalarda savcı ve amirlerinin talimatlarına uygun davrandığına, ByLock HIS-CGNAT kayıtlarının çeliştiğine, Bylockla ilgili bilirkişi raporu elde edilmediğine, eksik inceleme yapıldığına, ByLock verilerinin çelişkili olduğuna, ByLock tespit değerlendirme tutanağını hangi görevlinin hazırladığının belirli olmadığına, müvekkilinin FETÖ'nün en güçlü olduğu dönemde bu örgüte yardım eden ... ve bir çok kişiye operasyon yaptığı için bu örgüt tarafından intikam almak amacıyla böyle bir kumpas kurulduğuna, ByLock kullanıcısı olduğunun her türlü şüpheden uzak kesin şekilde ortaya konulamadığına ve sair hususlara ilişkindir.
B.Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Davanın ilk duruşmasında sanıkların beyanları alınmasına rağmen duruşma zaptının kaydedilmemesi nedeni ile ..., ... ve ...'in savunmalarının duruşma zaptına hiç yansımadığına, bir kısım sanıkların savunmalarının ise zapta eksik geçtiğine, daha sonra devam eden celselerde ise savunmaları dosyaya hiç geçmeyen veya eksik geçen sanıklar yönünden yeniden savunmalarına başvurulmadığına, bu eksikliğin giderilmemiş olmasının açıkça yasaya aykırı olup gerek savunma hakkının kısıtlanmış olması ve gerekse de aşamalardaki itiraz ve temyizler açısından da büyük bir eksiklik oluşturduğuna, müvekkiller hakkında örgüt faaliyeti kapsamında herhangi bir tanık ifadesi bulunmadığı gibi etkin pişmanlıktan faydalanmak sureti ile beyanda bulunan ve aleyhine ifade veren de olmadığına, yine arama ve el koyma neticesinde müvekkilden ele geçirilen materyallerde de (Her ne kadar materyallerin üzerindeki inceleme bitmemiş ise de) herhangi bir suç ve suç unsuruna rastlanılmadığına, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçundan verilen beraat kararının ise gerekçesinin yanlış olduğuna, ayrıca isnat edilen işbu suç yönünden müvekkiller hakkında beraat kararı verilmiş olmasına rağmen, beraat eden sanık ve müdafiileri yönünden vekalet ücretine hükmedilmediğine, beraat eden sanıklar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması nedeni ile de verilen kararın bu açıdan da usul ve yasaya açıkça aykırı olduğuna, ByLock raporunun çelişkiler barındırdığına, mahkemece tutanağın araştırılmadığına, HIS-CGNAT kayıtlarının çelişkili olduğuna, Yargıtay kararları doğrultusunda araştırma yapılmadığına, müvekkil hakkında HTS analiz raporu düzenlenmediğine, dijital materyal raporu beklenilmeden karar verildiğine, hiçbir delil sunulmayan fişleme raporlarına dayanarak mahkumiyet kararı verildiğine, Bylockun hukuka aykırı delil olduğuna, özel kast unsurunun araştırılmadığına, internet trafik bilgilerinin hukuka aykırı ele geçirildiğine, MİT'in delil toplama yetkisi olmadığına, örgüt üyeliği suçunun unsurlarının oluşmadığına, ByLock'un Play Store ve App Store'dan indirilebilen bir program olduğuna, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, TCK'daki hata ve gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
C.Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunun sabit olmaması nedeniyle verilen beraat kararının gerekçesinin hatalı olduğuna, söz konusu CMK'nın 223/2-b ve c maddeleri gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine, tanık ...'ın mahkemece bizzat dinlenmediğine, tanığın beyanlarında örgüt üyeliği hakkında bir iddia olmadığına, ByLock'un hukuki delil olmadığına, ByLock kullanıcısı olduğuna dair yeterli delil olmadığına, MİT'in delil toplama yetkisi olmadığına, CMK'ya uygun karar alınmadan elde edilen rapora itibar edilemeyeceğine, ByLock raporlarında çelişkiler olduğuna, müvekkil hakkındaki dijital materyal raporunun sonucu beklenmeden karar verilmesinin hatalı olduğuna, ByLock içerik bilgisinin elde edilemediğine, örgüt üyeliği suçunun unsurlarının oluşmadığına ve sair hususlara ilişkindir.
D.Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Davanın ilk duruşmasında sanıkların beyanları alınmasına rağmen duruşma zaptının kaydedilmemesi nedeni ile ..., ... ve ...'in savunmalarının duruşma zaptına hiç yansımadığına, bir kısım sanıkların savunmalarının ise zapta eksik geçtiğine, daha sonra devam eden celselerde ise savunmaları dosyaya hiç geçmeyen veya eksik geçen sanıklar yönünden yeniden savunmalarına başvurulmadığına, bu eksikliğin giderilmemiş olmasının açıkça yasaya aykırı olup gerek savunma hakkının kısıtlanmış olması ve gerekse de aşamalardaki itiraz ve temyizler açısından da büyük bir eksiklik oluşturduğuna, müvekkiller hakkında örgüt faaliyeti kapsamında herhangi bir tanık ifadesi bulunmadığı gibi etkin pişmanlıktan faydalanmak sureti ile beyanda bulunan ve aleyhine ifade veren de olmadığına, yine arama ve el koyma neticesinde müvekkilden ele geçirilen materyallerde de (Her ne kadar materyallerin üzerindeki inceleme bitmemiş ise de) herhangi bir suç ve suç unsuruna rastlanılmadığına, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçundan verilen beraat kararının ise gerekçesinin yanlış olduğuna, ayrıca isnat edilen işbu suç yönünden müvekkiller hakkında beraat kararı verilmiş olmasına rağmen, beraat eden sanık ve müdafiileri yönünden vekalet ücretine hükmedilmediğine, beraat eden sanıklar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması nedeni ile de verilen kararın bu açıdan da usul ve yasaya açıkça aykırı olduğuna, ByLock raporunun çelişkiler barındırdığına, mahkemece tutanağın araştırılmadığına, HIS-CGNAT kayıtlarının çelişkili olduğuna, Yargıtay kararları doğrultusunda araştırma yapılmadığına, müvekkil hakkında HTS analiz raporu düzenlenmediğine, dijital materyal raporu beklenilmeden karar verildiğine, hiçbir delil sunulmayan fişleme raporlarına dayanarak mahkumiyet kararı verildiğine, Bylockun hukuka aykırı delil olduğuna, özel kast unsurunun araştırılmadığına, internet trafik bilgilerinin hukuka aykırı ele geçirildiğine, MİT'in delil toplama yetkisi olmadığına, örgüt üyeliği suçunun unsurlarının oluşmadığına, ByLock'un Play Store ve App Store'dan indirilebilen bir program olduğuna, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, TCK'daki hata ve gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
E.Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Müvekkilin örgütle bağlantısı olduğuna dair somut bir delil bulunmadığına ve sair hususlara ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
"... Dosyada mevcut ByLock raporlarında ... (...), ... (...), ... ve ... (...), ... ve ... (...) ve ... ve ... (...) nolu telefon hatlarının ve sanıkların isimleri ile TC kimlik numaralarının belirtildiği,sanıkların alınan savunmalarında özetle "sözü edilen GSM hatlarını kendilerinin kullandıklarını ancak ByLock programı kullanmadıklarını" belirttikleri, sanıkların ByLock uygulamasına ait IP numarasına bağlandıklarını gösterir baz bilgilerinin dosyaya gönderildiği,dosyada mevcut ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları ile sanıklar ..., ..., ... ve ...'nın ıd numaraları-kullanıcı adları- şifreleri ve görüşme içeriklerinin tespit edildiği, tüm bu hususlar sanıkların savunmaları ile birlikte değerlendirildiğinde sanıkların inkara yönelik savunmalarının soyut olduğu ve inandırıcı olmadığı kanaatine varılarak ByLock raporlarına, baz bilgilerine, ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarına göre sanıkların ByLock uygulamasını kullandığının kabul edildiği, kriptolu ByLock haberleşme programının da münhasıran FETÖ/PDY mensuplarınca kullanıldığı ve ...'ın dosyada sanık ... hakındaki beyanı ile dosya kapsamı birlikte değerledirildiğinde sanıkların FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil oldukları ve söz edilen terör örgütüne organik bağ ile bağlı oldukları anlaşılmakla sanıkların üzerlerine atılı bulunan "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediklerinin sabit olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle sanıkların eylemlerine uyan TCK 314/2,3713 sayılı kanun 5 maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verilmiş; davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilmiştir...."
Tespitlerine yer verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
A.Sanık ... Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16.MD-956 E. 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere; ByLock iletişim sistemi, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacaktır.
Sanık hakkında tanzim edilen ... ve ... ID numaralı ByLock tespit değerlendirme tutanakları incelendiğinde söz konusu tutanaklarda herhangi bir mesaj içeriğinin bulunmadığı, yine kullanıcı profil bilgileri kısmında yer alan "kullanıcı adı", "şifre" ve "adı" kısımlarında yer alan bilgilerin sanığın kimlik bilgilerini ortaya koyacak açıklıkta olmadığı, sanığın da aşama beyanlarında ByLock kullanıcısı olmadığını ifade ettiği hususları bir arada değerlendirildiğinde; ilgili tespit değerlendirme tutanaklarına mesaj içeriği gelip gelmediğinin tekrar araştırılıp, söz konusu ID'lerin kullanıcısının sanık olduğunun her türlü şüpheden uzak, kesin bir şekilde ortaya konulabilmesi bakımından 57480 ve 246949 ID'leri ekleyen kişilerle, bu ID'lere bağlı kişi ve mail listelerinde yer alan kişilerin açık kimlik bilgileri tespit edilerek haklarındaki soruşturma ve/veya kovuşturma dosyalarında sanıkla ilgili bilgi, belge, delil olup olmadığının araştırılması, yine bu kişilerin tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulup sanığın örgütsel faaliyetlerine dair bilgileri olup olmadığının sorulması suretiyle tüm deliller bir arada değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2.UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında bilgi ve beyan bulunup bulunmadığı kontrol edilerek varsa ilgili bilgi ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde dosya kapsamına alınması, mümkün olduğu takdirde sanık hakkında beyanda bulunan kişi veya kişilerin usulüne uygun şekilde tanık olarak dinlenilmesi, aksi halde aşamalardaki beyanlarının 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3.Sanığın komiser olması dolayısıyla ilgili birimlerden sanık hakkında düzenlenen veri inceleme raporu bulunup bulunmadığı sorularak varsa veri inceleme raporunun dosyaya temin edilip sanığın örgüt içinde konumunun olup olmadığının tespit edilmesi gerekirken eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
3.Kabul ve uygulamaya göre;
a.Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında suç tarihinin sanık yönünden ilk yakalama tarihi olan "22.12.2015" yerine "25.07.2016" olarak yazılması,
b.Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen temel cezanın 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanunun 5 inci maddesi olarak gösterilmesi,
hukuka aykırı bulunmuştur.
B.Sanık ... Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılamanın 23.03.2017 tarihli birinci celsesinde sanıkların savunmalarının SEGBİS yöntemiyle kayıt altına alındığı, teknik arıza sebebiyle belli bir bölümden itibaren kaydın yapılmadığının anlaşıldığı, sanıklar ..., ... ile temyiz dışı sanık ...'un savunmaları ile sanıklar müdafilerinin beyanlarının kayıt edilmeden silindiği görülmekle birlikte yargılamanın 17.05.2017 tarihli ikinci celsesinde sanıklar ..., ... ile temyiz dışı sanık ...'un savunmalarının mahkemece iddianamenin kabulü, iddianame ve ekleri okunarak tekrar alındığı, sanıklar müdafilerinin de dosyaya karşı beyanda bulundukları, ayrıca yargılamanın sürdüğü 7 celse boyunca sanıklar ve müdafilerine savunma hakkı tanındığı görülmekle; sanık müdafinin savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik temyiz talebi sonuca etkili görülmediğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
1.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16.MD-956 E. 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere; ByLock iletişim sistemi, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacaktır.
Sanık hakkında tanzim edilen ... ID numaralı ByLock tespit değerlendirme tutanağı incelendiğinde söz konusu tutanakta herhangi bir mesaj içeriğinin bulunmadığı, yine ekleyen eklenen kısımları ile bu ID'ye bağlı kişi listesinin boş olduğu, kullanıcı profil bilgileri kısmında yer alan "kullanıcı adı" ve "şifre" kısımlarında yer alan bilgilerin de sanığın kimlik bilgilerini ortaya koyacak açıklıkta olmadığı, sanığın da aşama beyanlarında ByLock kullanıcısı olmadığını ifade ettiği hususları bir arada değerlendirildiğinde;
Temyiz aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan sanık hakkında tanzim edilen ... ID, ... ID, ... ID ve ... ID numaralı ByLock tespit değerlendirme tutanakları CMK'nın 217 nci maddesi kapsamında duruşmada sanık ve müdafine okunup diyecekleri sorulduktan sonra, ilgili tespit değerlendirme tutanaklarında mesaj içeriği olup olmadığının araştırılması, söz konusu ID'lerin kullanıcısının sanık olduğunun her türlü şüpheden uzak kesin bir şekilde ortaya konulabilmesi bakımından bu ID'leri ekleyen kişilerle, bu ID'lere bağlı kişi ve mail listesinde yer alan kişilerin açık kimlik bilgileri tespit edilerek haklarındaki soruşturma ve/veya kovuşturma dosyalarında sanıkla ilgili bilgi, belge ve delil olup olmadığının araştırılması, yine bu kişilerin tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulup sanığın örgütsel faaliyetlerine dair bilgileri olup olmadığının sorulması suretiyle tüm deliller bir arada değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2.Temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan, başka dosya şüphelisi ...'e ait beyanlar ile eklerindeki fotoğraf teşhis tutanağına göre ilgili şahsın tanık sıfatıyla dinlenilmesi, tanık olarak dinlenilmesinin mümkün olmaması halinde dosya içerisindeki beyanları ile ekindeki fotoğraf teşhis tutanağının 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulmasından sonra karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
3.Sanık hakkında yargılama esnasında dosya içerisine geldiği anlaşılan ... isimli gizli tanıktan ele geçirilen SD kartta yer alan veri inceleme raporunda bulunan sanık hakkındaki bilgilerin doğru olup olmadığı araştırılarak doğru olması durumunda hükme esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
4.Kabul ve uygulamaya göre;
a.Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında suç tarihinin sanık yönünden ilk yakalama tarihi olan "22.12.2015" yerine "03.08.2016" olarak yazılması,
b.Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen temel cezanın 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanunun 5 inci maddesi olarak gösterilmesi,
hukuka aykırı bulunmuştur.
C.Sanık ... Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa getirtilerek duruşmada 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Genel kural, tanıkların mahkeme huzurunda bizzat dinlenilmesi olup bunun gerçekleşememesi halinde SEGBİS yolu ile dinlenebileceği, bu teknik imkanın bulunmaması halinde de hastalık veya malullük veya giderilmesi olanağı bulunmayan başka bir nedenle bir tanık veya bilirkişinin uzun ve önceden bilinmeyen bir zaman için duruşmada hazır bulunmasının olanaklı bulunmayacağı anlaşılırsa, mahkemece istinabe yolu ile dinlenilmesine karar verilmesi mümkündür (CMK 180/1) ancak; tanık veya bilirkişilerin dinlenmesi için belirlenen gün, Cumhuriyet savcısına, suçtan zarar görene, vekiline, sanığa ve müdafiine bildirilmelidir. (CMK 181/1)
Dosya kapsamına göre tanık ...'ın beyanlarının suçun sübutu açısından belirleyici delil olması karşısında, tanığın duruşmaya getirilerek taraflara da soru sorma hakkı tanınmak suretiyle beyanlarının tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, tanığın hazırlık beyanlarının okunulmasıyla yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 210 uncu maddesinin birinci fıkrasına muhalefet edilmesi suretiyle eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3.Temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan, ... isimli gizli tanıktan ele geçirilen SD kartta yer alan veri inceleme raporundaki bilgiler ile 10.01.2019 tarihli evrak içerisinde yer alan itirafçı beyanları arasında sanık hakkında beyanda bulunan bir kişi bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa usulüne uygun şekilde tanık sıfatıyla dinlenilip bu kişinin beyanlarının da 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulmasından sonra karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
4.UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında bilgi ve beyan bulunup bulunmadığı kontrol edilerek varsa ilgili bilgi ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde dosya kapsamına alınması, mümkün olduğu takdirde sanık hakkında beyanda bulunan kişi veya kişilerin usulüne uygun şekilde tanık olarak dinlenilmesi, aksi halde aşamalardaki beyanlarının 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
5.Kabul ve uygulamaya göre;
a.Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında suç tarihinin sanık yönünden ilk yakalama tarihi olan "22.12.2015" yerine "21.12.2015" olarak yazılması,
b.Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen temel cezanın 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanunun 5 inci maddesi olarak gösterilmesi,
hukuka aykırı bulunmuştur.
D.Sanık ... Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılamanın 23.03.2017 tarihli birinci celsesinde sanıkların savunmalarının SEGBİS yöntemiyle kayıt altına alındığı, teknik arıza sebebiyle belli bir bölümden itibaren kaydın yapılmadığının anlaşıldığı, sanıklar ..., ... ile temyiz dışı sanık ...'un savunmaları ile sanıklar müdafilerinin beyanlarının kayıt edilmeden silindiği görülmekle birlikte yargılamanın 17.05.2017 tarihli ikinci celsesinde sanıklar ..., ... ile temyiz dışı sanık ...'un savunmalarının mahkemece iddianamenin kabulü, iddianame ve ekleri okunarak tekrar alındığı, sanıklar müdafilerinin de dosyaya karşı beyanda bulundukları, ayrıca yargılamanın sürdüğü 7 celse boyunca da sanıklar ve müdafilerine savunma hakkı tanındığı görülmekle sanık müdafinin savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik temyiz talebi sonuca etkili görülmediğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
1.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16.MD-956 E. 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere; ByLock iletişim sistemi, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacaktır.
Sanık hakkında tanzim edilen ... ID numaralı ByLock tespit değerlendirme tutanağı incelendiğinde söz konusu tutanakta kullanıcı profil bilgileri kısmında yer alan "kullanıcı adı", "şifre" ve "adı" kısımlarında yer alan bilgilerin sanığın kimlik bilgilerini ortaya koyacak açıklıkta olmadığı, yine söz konusu ID'yi ekleyenlerin verdiği isim kısmının sanıkla özdeşleştirilmediği, sanığın da aşama beyanlarında ByLock kullanıcısı olmadığını ifade ettiği hususları bir arada değerlendirildiğinde; söz konusu ID'nin kullanıcısının sanık olduğunun her türlü şüpheden uzak, kesin bir şekilde ortaya konulabilmesi bakımından ... ID'yi ekleyen kişilerle, bu ID'ye bağlı kişi ve mail listelerinde yer alan kişilerin açık kimlik bilgileri tespit edilerek haklarındaki soruşturma ve/veya kovuşturma dosyalarında sanıkla ilgili bilgi, belge, delil olup olmadığının araştırılması, yine bu kişilerin tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulup sanığın örgütsel faaliyetlerine dair bilgileri olup olmadığının sorulması suretiyle tüm deliller bir arada değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2.Temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan, başka dosya şüphelileri Yasin Topal ve Mehmet Kont'a ait beyanlar ile eklerindeki fotoğraf teşhis tutanaklarına göre ilgili şahısların tanık sıfatıyla dinlenilmesi, tanık olarak dinlenilmelerinin mümkün olmaması halinde dosya içerisindeki beyanları ile eklerindeki fotoğraf teşhis tutanaklarının 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulmasından sonra karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
3.Sanığın komiser olması dolayısıyla ilgili birimlerden sanık hakkında düzenlenen veri inceleme raporu bulunup bulunmadığı sorularak varsa veri inceleme raporunun dosyaya temin edilip sanığın örgüt içinde konumunun olup olmadığının tespit edilmesi gerekirken eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
4.Kabul ve uygulamaya göre;
a.Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında suç tarihinin sanık yönünden ilk yakalama tarihi olan "22.12.2015" yerine "21.12.2015" olarak yazılması,
b.Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen temel cezanın 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanunun 5 inci maddesi olarak gösterilmesi,
hukuka aykırı bulunmuştur.
E.Sanık ... Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16.MD-956 E. 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere; ByLock iletişim sistemi, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacaktır.
Sanık hakkında tanzim edilen ... ve ... ID numaralı ByLock tespit değerlendirme tutanakları incelendiğinde söz konusu tutanaklarda herhangi bir mesaj içeriğinin bulunmadığı, yine kullanıcı profil bilgileri kısmında yer alan "kullanıcı adı", "şifre" ve "adı" kısımlarında yer alan bilgilerin sanığın kimlik bilgilerini ortaya koyacak açıklıkta olmadığı, sanığın da aşama beyanlarında ByLock kullanıcısı olmadığını ifade ettiği hususları bir arada değerlendirildiğinde; ilgili tespit değerlendirme tutanaklarına mesaj içeriği gelip gelmediğinin tekrar araştırılıp, söz konusu ID'lerin kullanıcısının sanık olduğunun her türlü şüpheden uzak kesin bir şekilde ortaya konulabilmesi bakımından ... ve ... ID'leri ekleyen kişilerle, bu ID'lere bağlı kişi ve mail listesinde yer alan kişilerin açık kimlik bilgileri tespit edilerek haklarındaki soruşturma ve/veya kovuşturma dosyalarında sanıkla ilgili bilgi, belge, delil olup olmadığının araştırılması, yine bu kişilerin tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulup sanığın örgütsel faaliyetlerine dair bilgileri olup olmadığının sorulması suretiyle tüm deliller bir arada değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2.Yargılama esnasında dosya içerisine geldiği anlaşılan tanıklar ... ... ve ...'a ait beyanlar ile eklerindeki fotoğraf teşhis tutanaklarının suçun sübutu açısından belirleyici delil olması karşısında ilgili kişilerin mahkemece usulüne uygun şekilde tanık sıfatıyla beyanlarının alınması, mümkün olmaması halinde dosya içerisindeki beyanları ile eklerindeki fotoğraf teşhis tutanaklarının 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulmasından sonra söz konusu beyanların hükme esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
3.İstinaf aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan ... isimli gizli tanıktan ele geçirilen SD kartta yer alan veri inceleme raporunda bulunan sanık hakkındaki bilgilerin 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulmasından sonra bir karar verilmesi gerektiği lüzumu,
4.Kabul ve uygulamaya göre;
a.Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında suç tarihinin sanık yönünden ilk yakalama tarihi olan "22.12.2015" yerine "21.12.2015" olarak yazılması,
b.Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen temel cezanın 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanunun 5 inci maddesi olarak gösterilmesi,
hukuka aykırı bulunmuştur.
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde A, B, C, D ve E bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 24.04.2018 tarihli ve 2018/649 Esas, 2018/866 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sanık ...'in üzerine atılı suçların vasıf ve mahiyeti, verilen ceza miktarı, bozma nedenleri, kaçma şüphesi ve tutuklulukta geçirdiği süreler dikkate alındığında, sanık müdafinin tahliye talebinin reddi ile tutukluluk hallerinin devamına,
Dava dosyasının, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca Kocaeli 2.Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.10.2024 tarihinde karar verildi.