Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; kamunun uğradığı zarar gözönüne alındığında yalnızca sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanı esas alınarak verilen beraat kararının usul, kanun ve hakkaniyete aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Rutin yol kontrolleri esnasında, sanığın içinde bulunduğu yolcu otobüsünde önleme araması kararına istinaden yapılan arama sonucu sanığa ait valizden 20 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanığın savunması alınmamıştır.

Mahkemeye gelmemiş olan sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen ve ancak derhal beraat kararı verilebilecek hallerde sınırlı olarak uygulama yeri bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 193. maddesinin söz konusu olayda uygulamasının mümkün bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ve özel Dairelerin uyum gösteren kararlarının da bu yönde olduğu gözetilmeden, 5271 sayılı Kanun'un 147 ve devamı maddeleri uyarınca sanığın savunması alınıp, sonucuna göre hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, savunma alınmadan mevcut kanıtlar tartışılarak, delil takdirine girilmek suretiyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, sair yönleri incelenmeksizin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 08.10.2024 tarihinde karar verildi.