Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalılardan .... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı ... A. Ş. bünyesinde çalıştığını, savunması alınmadan gerekçe gösterilmeksizin ve son aya ilişkin diğer hak ve ücretleri ödenmeyerek iş akdine son verildiğini, ... Turizm 'de çalışmasına rağmen alt işveren olan diğer davalı ... Turizm Seyahat AŞ tarafından sigortalı gösterildiği asıl- alt işveren ilişkisi muvazaalı olduğundan davacı hakkındaki fesih kararının geçersiz olduğunu belirterek gerçek işveren olan ... Turizm A.Ş. bünyesindeki işine iadesine, boşta geçecek sürelere ait olmak üzere 4 aylık ücretlerinin ve karar verildiğinde işverence yerine getirilmemesi halinde 8 aylık ücret toplamının davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı .... şirket merkezinin İstanbul'da bulunduğundan bahisle yetki itirazında bulunduğu, tüm çalışanların kiraların ve Bakanlık izinlerinin ... Turizm firmasına ait olduğunu belirterek şirketlerinin işveren sıfatı bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Turizm Taşımacılık San. Ve Tic. A.Ş. davacının şirketleri nezdinde değil iştigal konusu tamamen farklı bir tüzel kişilik olan ... Turizm Servis Acentelik Hizmetleri Aş de çalıştığını bu nedenle müvekkili şirketin dava ile alakasının olmadığını beyan ederek davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı ... Turizm Acentelik Hiz. A.Ş. diğer davalı ... Turizm Taşımacılık İnş. San. ve Tic. A.Ş.’nin husumet itirazında bulunduğunu dava sırasında hasım değiştirilemeyeceğini beyan ederek öncelikle davanın husumetten reddedilmesi gerektiğini, iş akdini davacının feshettiğini bu nedenle dava şartının oluşmadığını, işyerinde 30 kişi çalışan bulunmadığını ... turizm şirketinin kendi nam ve hesabına kendi işçileri ile çalıştığını, ... Turizm’le kendi aralarında alt işveren, asıl işveren ilişkisi bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı .... ile diğer davalı ... Turizm Servis Acentelik Hiz. A.Ş. arasında acentelik sözleşmesinin muvazaalı olduğu ve feshin geçerli sebebe dayandığının işverence kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın .... yönünden kabulü ile davacının bu işverendeki işyerine iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı .... vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 5. maddesinde iş uyuşmazlıklarında yer itibari ile yetkili iş mahkemelerini belirlemiştir. Buna göre, “iş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme muteber sayılmaz.”
İş mahkemelerinde yetki kuralı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetki kurallarına uygun olup buna ek olarak işin yapıldığı yer, yani işyeri mahkemelerini de yetkili kılmaktadır.
İş mahkemesine açılan dava, dava tarihinde davalının ikametgâhının bulunduğu veya işçinin işini yaptığı yerdeki iş mahkemesi veya iş davalarına bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesinde açılmalıdır.
Türk Medeni Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca gerçek kişi yönünden “Yerleşim yeri sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir”. Gerçek kişi işverenin başka bir yerde yerleşmek niyetiyle oturduğu kanıtlanmadığı takdirde, kural olarak nüfusta kayıtlı olduğu yerin ikametgâh sayılması gerekir. Aynı kanununun 49. maddesi uyarınca da, “Tüzel kişinin yerleşim yeri, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yerdir. Bu yer de genelde merkezin bulunduğu yerdir(Dairemizin 23.06.2008 gün ve 2008/17468 Esas, 2008/17262 Karar sayılı ilamı).
Yetkili mahkemenin belirlenmesinde önemli olan işin yapıldığı yer, bir başka anlatımla işyeri tanımına 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nda yer verilmemiştir. İşyerini tanımına 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinde yer verilmiştir. Buna göre “İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir. İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve mesleki eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır. İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür.” Bir yer, ancak işin niteliği ve yürütümü bakımından işyerine bağlı bulunmaktaysa, o işyerinden sayılacaktır.
İş veya toplu iş sözleşmesinin tarafları, davalının yerleşim yeri ve işin yapıldığı yer dışındaki bir mahkemenin yetkili olduğuna dair düzenleme yapmaları, 5521 sayılı kanunun 5. maddesinin son cümlesi gereğince sözkonusu düzenlemeyi geçersiz kılar. Bu düzenleme emredici bir kuraldır.
İş mahkemesinin yetkisi kamu düzeni ile ilgili olduğundan davalı tarafça süresinde yapılmasa da hakim tarafından kendiliğinden bu husus göz önünde bulundurmalıdır. Bir başka anlatımla hakim, davanın her aşamasında yetki itirazını dikkate alabileceği gibi, kendisi de resen yetkisizlik kararı verebilir(Dairemizin 26.05.2008 gün ve 2008/20378 Esas, 2008/12778 Karar sayılı ilamı).
Somut olayda; davalı vekili mahkemenin yetkisine itiraz etmesine rağmen bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir.
SGK kayıtlarına göre davacının en son ...’da bulunan işyerinde çalıştığı göründüğü halde, davacının son defa fiilen çalıştığı işyeri adresinin neresi olduğu dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Öncelikle davalının yetki itirazının karşılanması bakımından fesih sırasında fiilen çalıştığı işyerinin bulunduğu yer belirlenmeli, buna göre ...İş Mahkemesinin yetkili olup olmadığı tespit edilmelidir. ...Mahkemesinin yetkili olmadığı sonucuna varılırsa dosyanın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Yasasının 5. maddesinde yer alan yetki kuralı uyarınca belirlenecek yetkili mahkemeye gönderilmek üzere yetkisizlik kararı verilmelidir.

2- Taraflar arasında ....’nin savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı ve davalılar arasındaki acentelik sözleşmesinin muvazaalı olup olmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
İlk celse duruşma zaptından anlaşıldığı kadarıyla davalılar vekillerinin duruşmaya katılmayarak mazeret dilekçesi verdikleri ve ara kararla mazeretlerin kabulü ile duruşma sonucunun kendilerine bildirilmesine karar verildiği ancak davalı .... vekiline duruşma gününün bildirildiğine dair tebligat yapılmadığı, diğer davalı vekiline duruşma gününün bildirildiği ve sonraki aşamalarda .... yokluğunda yargılamanın yürütüldüğü görülmektedir.

Mahkemenin yetkili olduğunun belirlenmesi durumunda davalı .... ile davalı ... Turizm Acentelik Hizm. A.Ş. arasına bulunan acentelik sözleşmesinin muvazaalı olup olmadığı değerlendirilirken davalı ....’nin delilleri de toplanarak bir değerlendirme yapılmalı, bu kapsamda davalı ... Turizm Acentelik Hiz. A.Ş.’nin başka şirketlere de benzer hizmet verip vermediği, kendisine ait bir iş organizasyonu bulunup bulunmadığı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmeli, gerekirse davacı tanıkları tekrar dinlenmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Buna göre eksik araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi de hatalıdır.
F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 20.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.