İstinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanığın zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyetine dair hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karara karşı, katılanlar vekilinin 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde sunduğu 05.07.2018 tarihli dilekçesinin temyiz sebebi içermediği belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesi gereği sanık müdafiinin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1)Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.07.2017 tarihli ve 2016/409 Esas, 2017/252 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1-5. madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
2)Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 22.06.2018 tarihli ve 2018/895 Esas, 2018/1038 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi; ceza vermeye yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına ve sair hususlara ilişkindir.
Suç tarihinde Bahçe Adliyesi yazı işleri müdürü olarak görev yapan sanığın, tahsil ettiği dava harçlarını 7 günlük yasal süreden sonra vergi dairesine yatırmak, suç üstü ödeneği hesabından çektiği bilirkişi ücretlerini bilirkişilere ödememek, Asliye Hukuk Mahkemesinde bilirkişi ücretlerine ve talimat masraflarına ilişkin online reddiyat makbuzu düzenlemesine rağmen ilgililere ödeme yapmamak, bilirkişi ücretleri üzerinden gelir ve damga vergisi kesmesine rağmen bu kesintileri vergi dairesine yatırmamak sureti ile uhdesinde tuttuğu iddiası ile açılan kamu davasında, sanığın dava harçlarına yönelik olarak 01.01.2016 ile 16.03.2016 tarihleri arasında tahsil edip 7 günlük yasal süresinden sonra 25.03.2016 tarihinde vergi dairesine yatırdığı 30.909,31 TL'nin zimmet miktarına dahil edilmemesi aleyhe gerekçeli temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştirilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
1)Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2)Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan hükme yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.10.2024 tarihinde karar verildi.