Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin tekerrüre esas aldığı İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/517 Esas ve 2010/141 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunun uzlaşma kapsamına alınmış olması nedeniyle, İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin tekerrüre esas aldığı bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının araştırılarak, uyarlama yargılaması yapılmış ise sonucuna göre sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Bozma üzerine yapılan yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.10.2024 tarihinde karar verildi.