SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi

Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.
Hakaret suçu yönünden sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından mahkumiyet kararları verilmiştir.

2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği, beraat etmesi ve kararın yeniden incelenmesi gerektiğine ilişkindir.

Hakaret Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde

A. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden Yapılan İncelemede:
Tüm dosya kapsamı, polis memuru mağdur ve katılanların aşamalarda birbirleriyle uyumlu ve istikrarlı beyanda bulunmaları, tanık beyanları ve 12.05.2012 tarihli olay tutanakları karşısında, sanığın polis memurları katılanlar ... ve ...'na ve Cumhuriyet savcısı mağdur ...'ya da hakarette bulunduğundan bahisle hakkında mahkumiyet kararı verilmesine ilişkin İlk Derece Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Hukuka İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede:

1.Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13-293 esas, 2013/297 karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin ikinci fıkrası; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır." hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın adı geçen Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre artırılacağı öngörülmüştür. Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hareketin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın ihbar nedeniyle olay yerine gelen polis memuru katılan ...'e hakarette bulunduktan sonra polis merkezine getirildiğinde polis memuru...'na ve gıyabında üç kişiye ıhtılat ederek mağdur Cumhuriyet savcısı ...'ya da hakarette bulunması biçiminde iddianamede anlatılan ve mahkemece kabul edilen eylemi nedeniyle, hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi de uygulanarak tek hüküm kurulması gerekirken, her bir mağdur yönünden olmak üzere üç kez cezalandırılması,

2. Kabule göre de, kamu görevlisine yönelik hakaret suçundan temel ceza belirlenirken doğrudan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince uygulama yapılması ve suçun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı ve kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi karşısında, aynı Kanun'un 125/3-a ve c maddesindeki iki nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden katılanlar ... ve ...'e yönelik hakaret suçundan kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca teşdiden ceza verildiği belirtildikten sonra aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca alt sınırdan hapis cezası tayin edilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.Tebliğname'de yer alan görüşe bu sebeplerle iştirak edilmemiştir.

A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanunun 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında ve 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; "... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder." şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.10.2024 tarihinde karar verildi.