Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.01.2017 tarihli ve 2016/288 Esas, 2017/4 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d-f-son, 35/2, 62/1,52/2-4 ve 53/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına,
b. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 204/1, 62/1 ve 53/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 29.03.2017 tarihli ve 2017/469 Esas, 2017/623 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK’nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın her iki suçtan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereği ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında her iki suçtan mahkûmiyet hükümleri kurulması talebine ilişkindir.
I. Nitelikli Dolandırıcılığa Teşebbüs Suçu Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
II. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı TCK’nın 204/1 maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e hükmü gereği 8 yıllık olağan ve 67/4 maddesi uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanık hakkında kurulan hükmün 5271 sayılı CMK'nın 231/5 maddesi gereği açıklanmasının geri bırakıldığı, suç tarihi olan 25.09.2006 ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 28.01.2011 tarihi arasındaki süre ile denetim süresi içinde işlenen yeni kasıtlı suçun tarihi olan 31.10.2015 tarihi ile açıklanan hükmün temyiz inceleme tarihine kadar geçen sürelerin ve duran sürelerin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son gereği birleştirilmesi durumunda, inceleme konusu suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi ve 67/4 maddesinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
I. Nitelikli Dolandırıcılığa Teşebbüs Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) başlığı altında açıklanan nedenle katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1 maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükümlerde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
II. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) başlığı altında açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı süresi nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.