TCK’nın 91/3,62,53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Organ veya doku ticareti suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İhbar ve yakalama tutanakları, sanığın savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre; CMK'nın 231. maddesi gereğince haklarındaki hükmün açıklanması geri bırakılan ve temyize gelmeyen sanıklardan böbrek hastası olup organ alıcısı olan ...'ın, organ vericisi ...'dan böbreğini alabilmek için daha önceden yasaya aykırı şekilde organ nakli işlemlerinde yer aldığını öğrendikleri sanık ... ile irtibata geçtikleri, sanığın organ alıcısı ...'ın kızı ...'ın kimliğini alıp organ vericisi ... için sahte nüfus cüzdanı temin etmesi üzerine organ nakli için Antalya'da bulunan Medical Park Hastanesine müracaat edip işlem yaptırdıkları, hastanece yapılan testler sonucu organ verici ve alıcısının genetik olarak uygunluk bulunmadığı nedeniyle akraba olmadıklarının anlaşılması üzerine hastane yetkililerinin durumu emniyete bildirmeleri sonrasında soruşturma başlatıldığı yapılan soruşturma sonunda sanık ...'ın organ alıcısı ve verici olan ve temyize gelmeyen ... ve ... ile ayrı ayrı bağlantı kurarak ve maddi menfaat karşılığında yasaya aykırı şekilde iki tarafın anlaşmasını ve organ alıcısı ...'ın kızına ait kimliği alıp organ nakli ve noter işlemlerinde kullanılacak olan sahte nüfus cüzdanını temin etmesi üzerine tarafların hastaneye başvurdukları ve hastane yetkililerinin ihbarı ile yakalandıkları anlaşılmakla;
Organ ve doku ticareti yapılmasının suç olarak tanımlandığı TCK'nın 91/3. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere, burada önemli olan hususun organ veya dokunun para veya sair bir maddi menfaat karşılığında tedavüle tabi tutulması olup, suçun oluşması için ödemenin ne zaman yapıldığının ya da yapılıp yapılmadığının öneminin olmaması, hatta organ veya dokunun alınmasına dahi gerek bulunmaması karşısında, somut olayda yasa maddesinde öngörülen suçun tamamlandığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, suç kastıyla hareket etmediğine mahalli Cumhuriyet savcısının ise suçun teşebbüs aşamasında kaldığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 10.06.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.